السطح: أعلى البيت. يقال: سطحت البيت: جعلت له سطحا، وسطحت المكان: جعلته في التسوية كسطح، قال: وإلى الأرض كيف سطحت [الغاشية/ 20]، وانسطح الرجل: امتد على قفاه، قيل: وسمي سطيح الكاهن لكونه منسطحا لزمانة. والمسطح: عمود الخيمة الذي يجعل به لها سطحا، وسطحت الثريدة في القصعة: بسطتها.
Exdore translation — not part of the source
es-Sath: Evin en üst kısmı (damı). "Sataht'ul-beyt" denir: Eve bir dam yaptım (anlamında). "Sataht'ul-mekân": Mekânı bir dam gibi düz hale getirdim. Yüce Allah şöyle buyurdu: "Ve yere (bakmazlar mı) nasıl yayılıp düzleştirildi?" [88:20]. "İnsataha'r-recül": Adam sırt üstü uzandı. Denildi ki: Kâhin Satîh'e bu ad, bir sakatlık (zamâne) sebebiyle serilip yatık kaldığı için verilmiştir. el-Mistah: Çadıra bir düz üst yüzey (dam) kazandırmak için kullanılan çadır direği. "Sataht'us-serîde fi'l-kas'a": Tiridi çanakta yaydım.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)