← Kök sözlüğü
حوب

bir günah

1 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

1
Geçiş
1
Lemma
1
Biçim
1
Sure

Klasik sözlük

حوب

الحوب: الإثم، قال عز وجل: إنه كان حوبا كبيرا [النساء/ 2]، والحوب المصدر منه، و# روي: (طلاق أم أيوب حوب) ، وتسميته بذلك لكونه مزجورا عنه، من قولهم: حاب حوبا وحوبا وحيابة، والأصل فيه حوب لزجر الإبل، وفلان يتحوب من كذا، أي: يتأثم، وقولهم: ألحق الله به الحوبة ، أي: المسكنة والحاجة. وحقيقتها: هي الحاجة التي تحمل صاحبها على ارتكاب الإثم، وقيل: بات فلان بحيبة سوء . والحوباء قيل هي النفس ، وحقيقتها هي النفس المرتكبة للحوب، وهي الموصوفة بقوله تعالى: إن النفس لأمارة بالسوء [يوسف/ 53].

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

El-havb: günah demektir. Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz o, büyük bir günahtı (havben kebîran)" [4:2]. "El-havb" bunun mastarıdır. Rivayet edilmiştir ki: "Ümmü Eyyûb'u boşamak havbdır (günahtır)." Ona bu adın verilmesi, ondan menedilip sakındırılmış olması sebebiyledir; bu, onların "hâbe havben ve hûben ve hıyâbeten" sözünden gelir. Bunun aslı, deveyi azarlayıp durdurmak için kullanılan "havb" sözüdür. "Falanca şundan tehavvüb ediyor (yetehavvebü)" denir, yani: günahtan sakınıyor. Onların "Allah ona el-havbeyi ulaştırsın" sözü, yani: yoksulluk ve ihtiyaç, demektir. Bunun hakiki anlamı: sahibini günah işlemeye sürükleyen ihtiyaçtır. "Falanca kötü bir sıkıntı içinde geceledi (bâte fülânün bi-hîbeti sûin)" de denmiştir. El-havbâ'ın nefis olduğu söylenmiştir; hakikatte ise o, havb (günah) işleyen nefistir; ki o, Allah Teâlâ'nın şu sözüyle nitelenen nefistir: "Şüphesiz nefis, kötülüğü çokça emredicidir" [12:53].

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 1

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

حُوبİsimbir günah1

Türevler · 1

حُوبًا
bir günah
1

Geçişler