← Sure 4

4:2

وَءَاتُوا۟ ٱلْيَتَـٰمَىٰٓ أَمْوَٰلَهُمْ ۖ وَلَا تَتَبَدَّلُوا۟ ٱلْخَبِيثَ بِٱلطَّيِّبِ ۖ وَلَا تَأْكُلُوٓا۟ أَمْوَٰلَهُمْ إِلَىٰٓ أَمْوَٰلِكُمْ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ حُوبًا كَبِيرًا

Kelime kelime

وَءَاتُوا۟
ve verin
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاتُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْيَتَٰمَىٰٓ
öksüzlere
İsim
Kök: يتم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَتَٰمَىٰٓİsimharf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
أَمْوَٰلَهُمْ
mallarını
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَا
değiştirmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَتَبَدَّلُوا۟
değiştirirse
Fiil
Kök: بدل
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَبَدَّلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْخَبِيثَ
pis olanı
İsim
Kök: خبث
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَبِيثَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
بِٱلطَّيِّبِ
temiz olanla
İsim
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّيِّبِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
وَلَا
yemeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَأْكُلُوٓا۟
yeyin
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْكُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَمْوَٰلَهُمْ
onların mallarını
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَىٰٓ
katarak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَمْوَٰلِكُمْ
sizin mallarınıza
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنَّهُۥ
çünkü bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَ
bir günahtır
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
حُوبًا
bir günah
İsim
Kök: حوب
Dilbilgisi (i'rab)
حُوبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كَبِيرًا
büyük
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
كَبِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, onların mallariyle kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin, çünkü bu büyük bir suçtur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yetimlere (yetişkin olduklarında) mallarını verin! Temizi pis olanla değişmeyin! Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak kendi malınızmış gibi) yemeyin! Şüphesiz ki o, büyük bir günahtır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To orphans restore their property (When they reach their age), nor substitute (your) worthless things for (their) good ones; and devour not their substance (by mixing it up) with your own. For this is indeed a great sin.

A. Yusuf Alipublic-domain

Give orphans their property, do not replace [their] good things with bad, and do not consume their property with your own- a great sin.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Give unto orphans their wealth. Exchange not the good for the bad (in your management thereof) nor absorb their wealth into your own wealth. Lo! that would be a great sin.

M. Pickthallpublic-domain

And give to the orphans their properties and do not substitute the defective [of your own] for the good [of theirs]. And do not consume their properties into your own. Indeed, that is ever a great sin.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأعطوا مَن مات آباؤهم وهم دون البلوغ، وكنتم عليهم أوصياء، أموالهم إذا وصلوا سن البلوغ، ورأيتم منهم قدرة على حفظ أموالهم، ولا تأخذوا الجيِّد من أموالهم، وتجعلوا مكانه الرديء من أموالكم، ولا تخلطوا أموالهم بأموالكم؛ لتحتالوا بذلك على أكل أموالهم. إن من تجرأ على ذلك فقد ارتكب إثمًا عظيمًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular