100:7
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
Kelime kelime
وَإِنَّهُۥ
ve elbette o da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
عَلَىٰ
buna
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdat — harf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
لَشَهِيدٌ
şahiddir
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
شَهِيدٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
Meal
TR
Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Ve kendisi de buna şahittir.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Şüphesiz ki buna kendisi de şahittir.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
EN
And to that (fact) he bears witness (by his deeds);
A. Yusuf Alipublic-domain
and He is witness to this––
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
And lo! he is a witness unto that;
M. Pickthallpublic-domain
And indeed, he is to that a witness.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
AR
إن الإنسان لِنعم ربه لَجحود، وإنه بجحوده ذلك لمقر. وإنه لحب المال لشديد.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution
Bu ayet nerede geçiyor?
Konular