الشعب: القبيلة المتشعبة من حي واحد، وجمعه: شعوب، قال تعالى: شعوبا وقبائل [الحجرات/ 13]، والشعب من الوادي: ما اجتمع منه طرف وتفرق طرف، فإذا نظرت إليه من الجانب الذي تفرق أخذت في وهمك واحدا يتفرق، وإذا نظرت من جانب الاجتماع أخذت في وهمك اثنين اجتمعا، فلذلك قيل: شعبت الشيء: إذا جمعته، وشعبته إذا فرقته ، وشعيب تصغير شعب الذي هو مصدر، أو الذي هو اسم، أو تصغير شعب، والشعيب : المزادة الخلق التي قد أصلحت وجمعت. وقوله: إلى ظل ذي ثلاث شعب [المرسلات/ 30]، يختص بما بعد هذا الكتاب.
Exdore translation — not part of the source
eş-Şa'b: Tek bir topluluktan (hayy) dallanıp kollara ayrılmış büyük kabiledir; çoğulu: "şuûb"dur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "(sizi) milletler ve kabileler (şuûben ve kabâile) (kıldık)" [49:13]. Vadiden bir "şi'b": bir tarafı birleşip (toplanıp), bir tarafı ayrılan (dağılan) yerdir. Ona ayrılan taraftan bakarsan, zihninde tek bir şeyin ayrıldığını düşünürsün; birleşme tarafından bakarsan, zihninde iki şeyin birleştiğini düşünürsün. İşte bu yüzden "şe'abtu'ş-şey'e": onu bir araya getirdim (birleştirdim); "şe'abtuhu": onu ayırdım (dağıttım) denmiştir. "Şuayb": mastar olan "şa'b"ın, yahut isim olan (şa'b)ın, yahut "şi'b"in küçültme (tasgir) biçimidir. "eş-Şuayb": onarılıp bir araya getirilmiş eski, yıpranmış su tulumudur (mezâde). Yüce Allah'ın "üç kola ayrılmış (ذي ثلاث شعب) bir gölgeye" [77:30] sözü ise, bu kitaptan sonraki bölüme aittir (orada ele alınacaktır).
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)