الهمر: صب الدمع والماء، يقال: همره فانهمر. قال تعالى: ففتحنا أبواب السماء بماء منهمر [القمر/ 11] وهمر ما في الضرع: حلبه كله، وهمر الرجل في الكلام، وفلان يهامر [وكان لهم في أهل نعمان بغية] الشيء أي: يجرفه، ومنه: همر له من ماله: أعطاه، والهميرة: العجوز.
Exdore translation — not part of the source
el-Hemr: Gözyaşını ve suyu dökmektir. "Hemerahû fe'nhemera" (onu döktü, o da boşanıp aktı) denir. Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "Fe fetahnâ ebvâbe's-semâi bi mâin munhemir / Biz de göğün kapılarını boşanan bir su ile açtık" [54:11]. "Hemera mâ fi'd-dar'": memedeki (sütün) hepsini sağdı. "Hemera'r-recul fi'l-kelâm": adam konuşmada (sözü) bolca döktü. "Fulânun yuhâmiru" %Ve onların Nu'mân halkı içinde bir isteği vardı% eş-şey', yani: onu süpürüp götürüyor demektir. Bundan gelmek üzere "hemera lehû min mâlihî": ona malından verdi. el-Hemîre ise: yaşlı kadın (acûze) demektir.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)