← Kök sözlüğü
جلو

sürgünü

5 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

5
Geçiş
3
Lemma
4
Biçim
4
Sure

Klasik sözlük

جلو

أصل الجلو: الكشف الظاهر، يقال: أجليت القوم عن منازلهم فجلوا عنها. أي: أبرزتهم عنها، ويقال: جلاه، نحو قول الشاعر: 95- فلما جلاها بالأيام تحيزت %~% ثبات عليها ذلها واكتئابها وقال الله عز وجل: ولو لا أن كتب الله عليهم الجلاء لعذبهم في الدنيا [الحشر/ 3]، ومنه: جلا لي خبر، وخبر جلي، وقياس جلي ، ولم يسمع فيه جال. وجلوت العروس جلوة، وجلوت السيف جلاء، والسماء جلواء أي: مصحية، ورجل أجلى: انكشف بعض رأسه عن الشعر، والتجلي قد يكون بالذات نحو: والنهار إذا تجلى [الليل/ 2]، وقد يكون بالأمر والفعل، نحو: فلما تجلى ربه للجبل [الأعراف/ 143]. وقيل: فلان ابن جلا أي: مشهور، وأجلوا عن قتيل إجلاء.

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

el-Celv'in aslı: açık biçimde ortaya çıkarmadır. "Ecleytü'l-kavme an menâzilihim fe-celev anhâ" denir, yani: onları yurtlarından çıkardım da oradan uzaklaşıp gittiler. "Cellâhu" da denir, şairin şu sözünde olduğu gibi: 95- Vakit onları açığa çıkarıp (sürüp) dağıtınca, bölük bölük toplandılar %~% zilletleri ve kederleri üzerlerine çökmüş halde. Aziz ve celil olan Allah: "Eğer Allah onlara sürgünü yazmamış olsaydı, onlara dünyada elbette azap ederdi [59:3]" buyurmuştur. Bundan (türeyerek) "celâ lî haberun" (bir haber bana apaçık belli oldu), "haberun celiyy" (apaçık haber) ve "kıyâsun celiyy" (apaçık kıyas) denir; ancak bu kökte (fâil vezninde) "câlin" işitilmemiştir. "Celevtü'l-arûse celveten": gelini (süsleyip) görücüye çıkardım; "celevtü's-seyfe cilâen": kılıcı (parlatarak) cilaladım. "es-Semâu celvâu", yani: açık/bulutsuz gök. "Raculün eclâ": başının bir kısmı saçtan açılmış (alnı açılmış) adam. et-Tecellî bazen zâtla (bizzat görünmeyle) olur; "Ortaya çıktığı zaman gündüze andolsun [92:2]" ayetinde olduğu gibi. Bazen de emir ve fiille olur; "Rabbi dağa tecelli edince [7:143]" ayetinde olduğu gibi. "Fülân ibnü celâ", yani: meşhur (kişi) denildi. "Eclev an katîlin iclâen": bir maktulün başından çekilip açıldılar.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 3

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

تَجَلَّىFiilgörününce2
جَلَّىFiilonu sergiler2
جَلاءİsimsürgünü1

Türevler · 4

تَجَلَّىٰ
görününce
2
ٱلْجَلَآءَ
sürgünü
1
جَلَّىٰهَا
onu sergiler
1
يُجَلِّيهَا
onu açığa çıkarabilir
1

Geçişler