← Sure 2

2:191

وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ ۚ وَٱلْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ ٱلْقَتْلِ ۚ وَلَا تُقَـٰتِلُوهُمْ عِندَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ حَتَّىٰ يُقَـٰتِلُوكُمْ فِيهِ ۖ فَإِن قَـٰتَلُوكُمْ فَٱقْتُلُوهُمْ ۗ كَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْكَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

وَٱقْتُلُوهُمْ
ve onları öldürün
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱقْتُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَيْثُ
nerede
İsim
Kök: حيث
Dilbilgisi (i'rab)
حَيْثُİsimmekân zarfı
ثَقِفْتُمُوهُمْ
yakalarsanız
Fiil
Kök: ثقف
Dilbilgisi (i'rab)
ثَقِفْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمُوİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَخْرِجُوهُم
ve onları çıkarın
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَخْرِجُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنْ
yer(Mekke)den
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
حَيْثُ
nerede
İsim
Kök: حيث
Dilbilgisi (i'rab)
حَيْثُİsimmekân zarfı، mecrûr (genitif)
أَخْرَجُوكُمْ
sizi çıkardıkları
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
أَخْرَجُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱلْفِتْنَةُ
ve fitne
İsim
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فِتْنَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
أَشَدُّ
daha kötüdür
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
أَشَدُّİsimeril tekil، merfû (nominatif)
مِنَ
adam öldürmekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْقَتْلِ
öldürülmekten
İsim
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَتْلِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
وَلَا
onlarla savaşmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تُقَٰتِلُوهُمْ
savaşın
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
تُقَٰتِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عِندَ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْمَسْجِدِ
Mescid-i
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَسْجِدِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْحَرَامِ
Haram
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَرَامِİsimeril، mecrûr (genitif)، sıfat
حَتَّىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
يُقَٰتِلُوكُمْ
sizinle savaşıncaya
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
يُقَٰتِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِيهِ
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَإِن
fakat eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
قَٰتَلُوكُمْ
onlar sizinle savaşırlarsa
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
قَٰتَلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَٱقْتُلُوهُمْ
hemen onları öldürün
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
ٱقْتُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَذَٰلِكَ
böyledir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
جَزَآءُ
cezası
İsim
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
جَزَآءُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirlerin
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Onları bulduğunuz yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescidi Haram'ın yanında, onlar savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa onları öldürün. İnkar edenlerin cezası böyledir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescidi Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onları (size karşı savaşmakta olanları) yakaladığınız yerde öldürün! Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın! Fitne (zulüm ve işkence), (insan) öldürmekten daha şiddetli (bir kötülük)tür. Mescid-i Haram’da onlar sizinle savaşıncaya kadar siz de onlarla savaşmayın! Onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onlarla savaşın! İşte kâfirlerin cezası böyledir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And slay them wherever ye catch them, and turn them out from where they have Turned you out; for tumult and oppression are worse than slaughter; but fight them not at the Sacred Mosque, unless they (first) fight you there; but if they fight you, slay them. Such is the reward of those who suppress faith.

A. Yusuf Alipublic-domain

Kill them wherever you encounter them, and drive them out from where they drove you out, for persecution is more serious than killing. Do not fight them at the Sacred Mosque unless they fight you there. If they do fight you, kill them- this is what such disbelievers deserve-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And slay them wherever ye find them, and drive them out of the places whence they drove you out, for persecution is worse than slaughter. And fight not with them at the Inviolable Place of Worship until they first attack you there, but if they attack you (there) then slay them. Such is the reward of disbelievers.

M. Pickthallpublic-domain

And kill them [in battle] wherever you overtake them and expel them from wherever they have expelled you, and fitnah is worse than killing. And do not fight them at al-Masjid al-Ḥarām until they fight you there. But if they fight you, then kill them. Such is the recompense of the disbelievers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واقتلوا الذين يقاتلونكم من المشركين حيث وجدتموهم، وأخرجوهم من المكان الذي أخرجوكم منه وهو "مكة". والفتنة -وهي الكفر والشرك والصد عن الإسلام- أشد من قتلكم إياهم. ولا تبدؤوهم بالقتال عند المسجد الحرام تعظيمًا لحرماته حتى يبدؤوكم بالقتال فيه، فإن قاتلوكم في المسجد الحرام فاقتلوهم فيه. مثل ذلك الجزاء الرادع يكون جزاء الكافرين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?