← Sure 2

2:216

كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَّكُمْ ۖ وَعَسَىٰٓ أَن تَكْرَهُوا۟ شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ ۖ وَعَسَىٰٓ أَن تُحِبُّوا۟ شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَّكُمْ ۗ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Kelime kelime

كُتِبَ
yazıldı (farz kılındı)
Fiil
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كُتِبَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمُ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْقِتَالُ
savaş
İsim
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِتَالُİsimeril، merfû (nominatif)
وَهُوَ
halbuki o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
كُرْهٌ
hoşunuza gitmez
İsim
Kök: كره
Dilbilgisi (i'rab)
كُرْهٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّكُمْ
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَعَسَىٰٓ
olur ki bazen
Fiil
Kök: عسي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَسَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَن
hoşlanmadığınız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَكْرَهُوا۟
hoşlanmasa da
Fiil
Kök: كره
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْرَهُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
شَيْـًٔا
bir şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَهُوَ
o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
خَيْرٌ
hayırlıdır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَعَسَىٰٓ
ve olur ki
Fiil
Kök: عسي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَسَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَن
hoşlandığınız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تُحِبُّوا۟
sever
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
تُحِبُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
شَيْـًٔا
bir şey (de)
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَهُوَ
o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
شَرٌّ
kötüdür
İsim
Kök: شرر
Dilbilgisi (i'rab)
شَرٌّİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَعْلَمُ
bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَأَنتُمْ
siz ise
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
لَا
bilmezsiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sizin için hoş olmasa da (size saldıran kâfirlere karşı) savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu hâlde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu hâlde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Fighting is prescribed for you, and ye dislike it. But it is possible that ye dislike a thing which is good for you, and that ye love a thing which is bad for you. But Allah knoweth, and ye know not.

A. Yusuf Alipublic-domain

Fighting is ordained for you, though you dislike it. You may dislike something although it is good for you, or like something although it is bad for you: God knows and you do not.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Warfare is ordained for you, though it is hateful unto you; but it may happen that ye hate a thing which is good for you, and it may happen that ye love a thing which is bad for you. Allah knoweth, ye know not.

M. Pickthallpublic-domain

Battle has been enjoined upon you while it is hateful to you. But perhaps you hate a thing and it is good for you; and perhaps you love a thing and it is bad for you. And Allāh knows, while you know not.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فرض الله عليكم -أيها المؤمنون- قتال الكفار، والقتال مكروه لكم من جهة الطبع؛ لمشقته وكثرة مخاطره، وقد تكرهون شيئًا وهو في حقيقته خير لكم، وقد تحبون شيئًا لما فيه من الراحة أو اللذة العاجلة، وهو شر لكم. والله تعالى يعلم ما هو خير لكم، وأنتم لا تعلمون ذلك. فبادروا إلى الجهاد في سبيله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?