← Sure 8

8:36

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ لِيَصُدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَ ۗ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُنفِقُونَ
harcarlar
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
يُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَمْوَٰلَهُمْ
mallarını
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِيَصُدُّوا۟
engel olmak için
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَصُدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَن
yoluna
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَسَيُنفِقُونَهَا
ve harcayacaklar
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ثُمَّ
sonra (bu)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
تَكُونُ
olacak
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
عَلَيْهِمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَسْرَةً
dert
İsim
Kök: حسر
Dilbilgisi (i'rab)
حَسْرَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ثُمَّ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يُغْلَبُونَ
yenilecekler
Fiil
Kök: غلب
Dilbilgisi (i'rab)
يُغْلَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوٓا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَىٰ
cehenneme
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
جَهَنَّمَ
cehennem
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
جَهَنَّمَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
يُحْشَرُونَ
sürüleceklerdir
Fiil
Kök: حشر
Dilbilgisi (i'rab)
يُحْشَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Doğrusu inkar edenler mallarını Allah'ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah'ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Mallarını, Allah yolundan engellemek için sarfeden o kâfirler, hiç şüphesiz yine onu sarfedecekler. Varsın sarfetsinler, sonra o yüreklerine inen bir acı olacak, sonra da mağlup olacaklar. Zaten kâfirler toplanıp cehenneme gönderilecekler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki kâfir olanlar, mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcıyorlar; daha da harcayacaklar. Sonunda bu, onlara pişmanlık olacak ve en sonunda yenileceklerdir. Kâfirler cehenneme sürüleceklerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The Unbelievers spend their wealth to hinder (man) from the path of Allah, and so will they continue to spend; but in the end they will have (only) regrets and sighs; at length they will be overcome: and the Unbelievers will be gathered together to Hell;-

A. Yusuf Alipublic-domain

They use their wealth to bar people from the path of God, and they will go on doing so. In the end this will be a source of intense regret for them: they will be overcome and herded towards Hell.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! those who disbelieve spend their wealth in order that they may debar (men) from the way of Allah. They will spend it, then it will become an anguish for them, then they will be conquered. And those who disbelieve will be gathered unto hell,

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who disbelieve spend their wealth to avert [people] from the way of Allāh. So they will spend it; then it will be for them a [source of] regret; then they will be overcome. And those who have disbelieved - unto Hell they will be gathered.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين جحدوا وحدانية الله وعصوا رسوله ينفقون أموالهم فيعطونها أمثالهم من المشركين وأهل الضلال، ليصدوا عن سبيل الله ويمنعوا المؤمنين عن الإيمان بالله ورسوله، فينفقون أموالهم في ذلك، ثم تكون عاقبة نفقتهم تلك ندامة وحسرة عليهم؛ لأن أموالهم تذهب، ولا يظفرون بما يأمُلون مِن إطفاء نور الله والصد عن سبيله، ثم يهزمهم المؤمنون آخر الأمر. والذين كفروا إلى جهنم يحشرون فيعذبون فيها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?