← Root dictionary
بسر

and scowled

2 occurrences

Representative gloss derived from QAC word translations

2
Occur.
2
Lemmas
2
Forms
2
Surahs

Classical lexicon

بسر

البسر: الاستعجال بالشيء قبل أوانه، نحو: بسر الرجل الحاجة: طلبها في غير أوانها، وبسر الفحل الناقة: ضربها قبل الضبعة ، وماء بسر: متناول من غديره قبل سكونه، وقيل للقرح الذي ينكأ قبل النضج: بسر، ومنه قيل لما لم يدرك من التمر: بسر، وقوله عز وجل: ثم عبس وبسر [المدثر/ 22] أي: أظهر العبوس قبل أوانه وفي غير وقته، فإن قيل: فقوله: ووجوه يومئذ باسرة [القيامة/ 24] ليس يفعلون ذلك قبل الوقت، وقد قلت: إن ذلك يقال فيما كان قبل الوقت! قيل: إن ذلك إشارة إلى حالهم قبل الانتهاء بهم إلى النار، فخص لفظ البسر، تنبيها أن ذلك مع ما ينالهم من بعد يجري مجرى التكلف ومجرى ما يفعل قبل وقته، ويدل على ذلك قوله عز وجل: تظن أن يفعل بها فاقرة [القيامة/ 25].

Exdore translation — not part of the source

el-Besr (البسر): Bir şeyi vaktinden önce yapmakta/almakta acele etmek. Örneğin "besera'r-racülü'l-hâce": Kişi bir işi/ihtiyacı vakti gelmeden istedi. "Besera'l-fahlü'n-nâka": Aygır, dişi deveyi kızgınlık (çiftleşme isteği) zamanı gelmeden aştı. "Mâ'ün besrun": Birikintisinden/göletinden, durulup dinginleşmeden önce alınan su. Olgunlaşmadan (iyice cerahatlenmeden) önce deşilip kanatılan yaraya da "besr" denildi. Bundan dolayı hurmanın henüz olgunlaşmamış olanına da "büsr" denildi. Aziz ve celil olanın "Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı" [74:22] sözü ise, yani: Asık/ekşi suratlılığını vaktinden önce ve yersiz olarak gösterdi (demektir). Eğer denilse ki: "O gün birtakım yüzler asık/ekşimiştir (bâsira)" [75:24] sözünde onlar bunu vaktinden önce yapmıyorlar; oysa sen, bunun (besr'in) ancak vaktinden önce olan şey için söylendiğini belirtmiştin! Buna şöyle cevap verilir: Bu, onların ateşe götürülmeden/vardırılmadan önceki hâllerine işarettir. Bu yüzden özellikle "besr" lafzı seçilmiştir; bununla, o (asık suratlılığın), sonradan başlarına gelecek şeyle birlikte, zorlama (tekellüf) kabîlinden ve vaktinden önce yapılan bir şey gibi cereyan ettiğine dikkat çekilmiştir. Buna, aziz ve celil olanın "Bel kemiğini kıracak bir felaketin (fâkira) başına getirileceğini sezer/anlar" [75:25] sözü delalet eder.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Al-Rāghib al-Iṣfahānī (d. 502/1108), Mufradāt Alfāẓ al-Qurʾān. The work is public domain; the text is taken from the OpenITI corpus, based on the edition of Ṣafwān ʿAdnān al-Dāwūdī. This is lexical/root study, not tafsīr.

Word family · 2

Dictionary forms (lemmas) derived from this root, by frequency

بَسَرَVerband scowled1
باسِرَةNoun(will be) distorted1

Derived forms · 2

بَاسِرَةٌ
(will be) distorted
1
وَبَسَرَ
and scowled
1

Occurrences