قوله تعالى: لابثين فيها أحقابا [النبأ/ 23]، قيل: جمع الحقب، أي: الدهر . قيل: والحقبة ثمانون عاما، وجمعها حقب، والصحيح أن الحقبة مدة من الزمان مبهمة، والاحتقاب: شد الحقيبة من خلف الراكب، وقيل: احتقبه واستحقبه، وحقب البعير : تعسر عليه البول لوقوع حقبه في ثيله ، والأحقب: من حمر الوحش، وقيل: هو الدقيق الحقوين، وقيل: هو الأبيض الحقوين، والأنثى حقباء.
Exdore translation — not part of the source
Allah Teâlâ'nın "...orada çağlar (uzun devirler) boyunca kalacaklar" [78:23] sözü. Denildi ki: (ahkâb) "hukb"un çoğuludur; yani uzun zaman/dehr demektir. Denildi ki: hıkbe seksen yıldır ve çoğulu "hıkab"dır. Doğru olan ise, hıkbenin belirsiz bir zaman süresi olduğudur. el-İhtikāb: heybenin (hakîbe) binicinin arkasına bağlanmasıdır. "İhtekabehu" ve "istahkabehu" da denir. "Hakibe'l-baîr": kolanının (hakab) erkeklik uzvunun kınına (sîl) denk gelmesi yüzünden devenin işemekte zorlanmasıdır. el-Ahkab: yaban eşeklerinden (bir türdür). Denildi ki: o, iki böğrü ince olandır. Denildi ki: o, iki böğrü beyaz olandır. Dişisine "hakbâ" denir.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)