غسلت الشيء غسلا: أسلت عليه الماء فأزلت درنه، والغسل الاسم، والغسل: ما يغسل به. قال تعالى: فاغسلوا وجوهكم وأيديكم ... الآية [المائدة/ 6]، والاغتسال: غسل البدن، قال: حتى تغتسلوا [النساء/ 43]، والمغتسل: الموضع الذي يغتسل منه، والماء الذي يغتسل به، قال: هذا مغتسل بارد وشراب [ص/ 42]. والغسلين: غسالة أبدان الكفار في النار . قال تعالى: ولا طعام إلا من غسلين [الحاقة/ 36].
Exdore translation — not part of the source
Ğaseltü'ş-şey'e ğaslen: "bir şeyin üzerine su akıtıp kirini giderdim" demektir. el-Ğusl (ötreli) bunun ismidir (yıkama işinin adıdır); el-Ğisl (esreli) ise kendisiyle yıkanılan şeydir (yıkama maddesi). Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Yüzlerinizi ve ellerinizi yıkayın..." âyeti [5:6]. el-İğtisâl: bedeni yıkamaktır (gusletmek); "...gusledinceye kadar" [4:43] buyurmuştur. el-Muğtesel: kendisinde yıkanılan yer ve kendisiyle yıkanılan sudur; "İşte bu, serin bir yıkanma (yeri/suyu) ve bir içecektir" [38:42] buyurmuştur. el-Ğıslîn: kâfirlerin ateşteki bedenlerinden akan yıkantı/irindir. Yüce Allah: "ve ğıslînden başka bir yiyecek de yoktur" [69:36] buyurmuştur.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)