الفتور: سكون بعد حدة، ولين بعد شدة، وضعف بعد قوة. قال تعالى: يا أهل الكتاب قد جاءكم رسولنا يبين لكم على فترة من الرسل [المائدة/ 19]، أي: سكون حال عن مجيء رسول الله (صلى الله عليه وسلم آله)، وقوله: لا يفترون [الأنبياء/ 20]، أي: لا يسكنون عن نشاطهم في العبادة. و# روي عن النبي (صلى الله عليه وسلم آله) أنه قال: «لكل عالم شرة، ولكل شرة فترة، فمن فتر ألا أبلغ بني عمرو رسولا إلى سنتي فقد نجا وإلا فقد هلك» فقوله: «لكل شرة فترة» فإشارة إلى ما قيل: للباطل جولة ثم يضمحل، وللحق دولة لا تذل ولا تقل. و# قوله: «من فتر إلى سنتي» أي: سكن إليها، والطرف الفاتر: فيه ضعف مستحسن، والفتر: ما بين طرف الإبهام وطرف السبابة، يقال: فترته بفتري، وشبرته بشبري.
Exdore translation — not part of the source
el-Fütûr: Keskinlikten sonra dinginlik, şiddetten sonra yumuşaklık ve kuvvetten sonra zayıflıktır. Yüce Allah şöyle buyurdu: "Ey Kitap ehli! Peygamberlerin arasının kesildiği bir dönemde (fetret döneminde) size (gerçekleri) açıklayan Elçimiz geldi" [5:19], yani: Allah Resûlü'nün (s.a.v.) gelişi bakımından, (peygamber gönderilmesinin) durakladığı bir hâl. "(Onlar) gevşemezler / usanıp durgunlaşmazlar (lâ yefturûn)" [21:20] sözüne gelince, yani: ibadetteki gayretlerinden geri durup dinginleşmezler. Peygamber'den (s.a.v.) rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: «Her ilim ehlinin bir coşkusu (şirre) vardır, her coşkunun da bir durgunluğu (fetret) vardır; kim durgunlaştığında %~% Haberiniz olsun, Amr oğullarına bir elçi ulaştırın %~% benim sünnetime (yönelirse) kurtulmuştur, aksi hâlde helâk olmuştur.» Onun «her coşkunun bir durgunluğu vardır» sözü, şu söylenen söze bir işarettir: Bâtılın bir hamlesi (turu) vardır, sonra söner yok olur; hakkın ise bir devleti (hâkimiyeti) vardır ki ne zelil olur ne de azalır. «Kim benim sünnetime fütûr eder» sözüne gelince, yani: ona (sünnete) meyledip sükûn bulur, demektir. et-tarfü'l-fâtir (süzgün bakış): kendisinde beğenilen (hoş karşılanan) bir gevşeklik bulunan bakıştır. el-fitr: Baş parmağın ucu ile işaret (şehâdet) parmağının ucu arasındaki (mesafedir). Denir ki: "fetertühû bi-fitrî" (onu fitr'imle ölçtüm) ve "şebertühû bi-şibrî" (onu karışımla ölçtüm).
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)