← Kök sözlüğü
أشر

küstahın

2 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

2
Geçiş
1
Lemma
2
Biçim
1
Sure

Klasik sözlük

أشر

الأشر: شدة البطر، وقد أشر يأشر أشرا، قال تعالى: سيعلمون غدا من الكذاب الأشر [القمر/ 26]، فالأشر أبلغ من البطر، والبطر أبلغ من الفرح، فإن الفرح- وإن كان في أسيت لأخوالي ربيعة أن عفت %~% مصايفها منها، وأقوت ربوعها منى النفس في أسماء لو يستطيعها %~% بها وجدها من غادة وولوعها طعان امرئ آسى أخاه بنفسه %~% ويعلم أن المرء غير مخلد ولم يجنها لكن جناها وليه أغلب أحواله مذموما لقوله تعالى: إن الله لا يحب الفرحين [القصص/ 76]- فقد يحمد تارة إذا كان على قدر ما يجب، وفي الموضع الذي يجب، كما قال تعالى: فبذلك فليفرحوا [يونس/ 58] وذلك أن الفرح قد يكون من سرور بحسب قضية العقل، والأشر لا يكون إلا فرحا بحسب قضية الهوى، ويقال: ناقة مئشير ، أي: نشيطة على طريق التشبيه، أو ضامر من قولهم: أشرت الخشبة .

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

el-Eşer: aşırı şımarıklık ve azgınlıktır. "Eşira - ye'şeru - eşeran" şeklinde çekilir. Allah Teâlâ "...yarın kimin şımarık yalancı olduğunu bilecekler" [54:26] buyurmuştur. Eşer, batardan (şımarıklıktan) daha güçlü/ileri bir anlam taşır; batar da ferahtan (sevinçten) daha ileridir. Çünkü ferah (sevinç) -her ne kadar Rebîa'lı dayılarım için kederlendim; çünkü onların yazlıkları silinip gitti %~% ve yurtları ıssızlaştı Nefsin Esmâ'ya dair arzuları -keşke onlara güç yetirebilseydi- %~% ve o zarif dilbere kavuşma özlemi ile ona olan düşkünlüğü [belirsiz] Kardeşine kendi canıyla ortak olan (onu teselli eden) bir kişinin mızrak darbeleri (yiğitliği) %~% ki o, insanın ölümsüz olmadığını bilir O işi kendisi işlemedi, fakat onu velisi işledi çoğu durumunda- yerilmiştir; nitekim Allah Teâlâ'nın "Şüphesiz Allah şımarıp sevinenleri sevmez" [28:76] sözü gereğince. Yine de bazen övülür: gereken ölçüde ve gereken yerde olduğunda; nitekim Allah Teâlâ "...işte bununla sevinsinler" [10:58] buyurmuştur. Şöyle ki: ferah, bazen aklın gereğine uygun bir mutluluktan doğar; eşer ise ancak hevanın (nefsî arzunun) gereğine göre olan bir sevinçtir. "Nâkatun mi'şîr" denir; yani -teşbih yoluyla- canlı/hareketli deve demektir. Yahut "eşertü'l-haşebe: tahtayı (testereyle) diş diş kestim" sözünden hareketle zayıf/arık deve anlamına gelir.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 1

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

أَشِرİsimküstahtır2

Türevler · 2

أَشِرٌ
küstahtır
1
ٱلْأَشِرُ
küstahın
1

Geçişler