← Kök sözlüğü
ثبر

helâki

5 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

5
Geçiş
2
Lemma
2
Biçim
3
Sure

Klasik sözlük

ثبر

الثبور: الهلاك والفساد، المثابر على الإتيان، أي: المواظب، من قولهم: ثابرت. قال تعالى: دعوا هنالك ثبورا لا تدعوا اليوم ثبورا واحدا وادعوا ثبورا كثيرا [الفرقان/ 13- 14]، وقوله تعالى: وإني لأظنك يا فرعون مثبورا [الإسراء/ 102]، قال ابن عباس رضي الله عنه: يعني ناقص العقل . ونقصان العقل أعظم هلك. وثبير جبل بمكة.

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

"es-Sübûr": helâk ve bozulmadır. "el-Müsâbir ale'l-ityân": (bir işi) yapmaya devam eden, yani sebat edip süreklilik gösteren (kimse); "sâbertü" (sebat ettim, devam ettim) sözlerinden gelir. Yüce Allah şöyle buyurdu: "Orada 'helâk' diye çağırırlar (yalvarırlar). Bugün bir tek helâk çağırmayın, birçok helâk çağırın" [25:13, 25:14]. Yüce Allah'ın "Ey Firavun, ben senin gerçekten mesbûr (helâke uğratılmış) olduğunu sanıyorum" [17:102] sözü hakkında; İbn Abbâs (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: yani aklı eksik (demektir). Aklın eksikliği ise helâkin en büyüğüdür. "Sebîr" ise Mekke'de bir dağdır.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 2

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

ثُبُورİsimölümü4
مَثْبُورİsimmahvolmuş1

Türevler · 2

ثُبُورًا
ölümü
4
مَثْبُورًا
mahvolmuş
1

Geçişler