القرد جمعه قردة. قال تعالى: كونوا قردة خاسئين [البقرة/ 65]، وقال: وجعل منهم القردة والخنازير [المائدة/ 60]، قيل: جعل صورهم المشاهدة كصور القردة. وقيل: بل جعل أخلاقهم كأخلاقها وإن لم تكن صورتهم كصورتها. والقراد جمعه: قردان، والصوف القرد: المتداخل بعضه في بعض، ومنه قيل: سحاب قرد، أي: متلبد، وأقرد، أي: لصق بالأرض لصوق القراد، وقرد: سكن سكونه، وقردت البعير: أزلت قراده، نحو: قذيت ومرضت، ويستعار ذلك للمداراة المتوصل بها إلى خديعة، فيقال: فلان يقرد فلانا، وسمي حلمة الثدي قرادا كما تسمى حلمة تشبيها بها في الهيئة.
Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir
el-Kird (maymun): çoğulu kırede'dir. Yüce Allah şöyle buyurur: «Aşağılık maymunlar olun» [2:65]; ve «Onlardan maymunlar ve domuzlar yaptı» [5:60]. Denildi ki: onların görünen sûretlerini maymun sûretleri gibi yaptı. Bir başka görüşe göre ise: sûretleri maymun sûreti gibi olmasa da, ahlâklarını onların ahlâkı gibi yaptı. el-Kurâd (kene): çoğulu kırdân'dır. es-Sûfu'l-kird: bir kısmı bir kısmına girmiş, birbirine geçmiş yündür. Bundan 'sehâb kird' denilmiştir, yani üst üste yığılmış bulut. 'Akrede': kenenin yapıştığı gibi yere yapıştı. 'Karide': kenenin durgunluğu gibi hareketsiz durdu. 'Karradtu'l-beîr': deveyi kenelerinden arındırdım; tıpkı 'kazaytu' ve 'marradtu' gibi. Bu fiil, bir aldatmaya ulaşmak için gösterilen yapmacık yumuşaklık ve idare etme (müdârât) için istiare edilir; nitekim 'falan kişi filanı yukarridu' (yani onu idare edip oyalayarak aldatıyor) denir. Memenin ucu (halemetü's-sedy) da, biçim bakımından keneye benzetilerek 'kurâd' diye adlandırılmıştır; tıpkı 'haleme' diye adlandırıldığı gibi.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)