← Sure 5

5:60

قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِ ۚ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ ٱلْقِرَدَةَ وَٱلْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّـٰغُوتَ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هَلْ
size söyleyeyim mi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
أُنَبِّئُكُم
size haber veririm
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
أُنَبِّئُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِشَرٍّ
daha kötüsünü
İsim
Kök: شرر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
شَرٍّİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
bundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
مَثُوبَةً
cezası
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
مَثُوبَةًİsimmasdar (isim-fiil)، dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عِندَ
katında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مَن
kim(ler)e
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
لَّعَنَهُ
la'net etmişse
Fiil
Kök: لعن
Dilbilgisi (i'rab)
لَّعَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَغَضِبَ
ve gazab etmişse
Fiil
Kök: غضب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَضِبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَجَعَلَ
ve yapmışsa
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنْهُمُ
kimlerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْقِرَدَةَ
maymunlar
İsim
Kök: قرد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِرَدَةَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلْخَنَازِيرَ
ve domuzlar
İsim
Kök: خنزر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَنَازِيرَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَعَبَدَ
ve tapanlar
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَبَدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلطَّٰغُوتَ
Tâğût'a
İsim
Kök: طغي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّٰغُوتَİsimmansûb (akuzatif)
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte onların
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
شَرٌّ
daha kötüdür
İsim
Kök: شرر
Dilbilgisi (i'rab)
شَرٌّİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مَّكَانًا
yeri
İsim
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
مَّكَانًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَأَضَلُّ
ve daha çok sapmışlardır
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَضَلُّİsimeril tekil، merfû (nominatif)
عَن
düz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
سَوَآءِ
birdir
İsim
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
سَوَآءِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلسَّبِيلِ
yoldan
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber vereyim mi?" de, Allah kime lanet ve gazab ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana kullar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Allah katında yeri bundan daha (feci olan asıl) kötülüğü size bildireyim mi? Allah’ın lanetlediği ve gazap ettiği, aralarından (ahlaken âdeta) maymunlara ve domuza çevirdikleri, (ayrıca) tâğût (denen put)a tapmış (olanlar var ya) yeri en kötü olan ve doğru yoldan tamamen sapanlar işte bunlardır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Shall I point out to you something much worse than this, (as judged) by the treatment it received from Allah? those who incurred the curse of Allah and His wrath, those of whom some He transformed into apes and swine, those who worshipped evil;- these are (many times) worse in rank, and far more astray from the even path!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘Shall I tell you who deserves a worse punishment from God than [the one you wish upon] us? Those God distanced from Himself, was angry with, and condemned as apes and pigs, and those who worship idols: they are worse in rank and have strayed further from the right path.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Shall I tell thee of a worse (case) than theirs for retribution with Allah? (Worse is the case of him) whom Allah hath cursed, him on whom His wrath hath fallen and of whose sort Allah hath turned some to apes and swine, and who serveth idols. Such are in worse plight and further astray from the plain road.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Shall I inform you of [what is] worse than that as penalty from Allāh? [It is that of] those whom Allāh has cursed and with whom He became angry and made of them apes and pigs and slaves of ṭāghūt. Those are worse in position and further astray from the sound way."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها النبي- للمؤمنين: هل أخبركم بمن يُجازَى يوم القيامة جزاءً أشدَّ مِن جزاء هؤلاء الفاسقين؟ إنهم أسلافهم الذين طردهم الله من رحمته وغَضِب عليهم، ومَسَخَ خَلْقهم، فجعل منهم القردة والخنازير، بعصيانهم وافترائهم وتكبرهم، كما كان منهم عُبَّاد الطاغوت (وهو كل ما عُبِد من دون الله وهو راضٍ)، لقد ساء مكانهم في الآخرة، وضلَّ سَعْيُهم في الدنيا عن الطريق الصحيح.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?