← Sure 11

11:102

وَكَذَٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَآ أَخَذَ ٱلْقُرَىٰ وَهِىَ ظَـٰلِمَةٌ ۚ إِنَّ أَخْذَهُۥٓ أَلِيمٌ شَدِيدٌ

Kelime kelime

وَكَذَٰلِكَ
işte böyledir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
أَخْذُ
yakalaması
İsim
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخْذُİsimmasdar (isim-fiil)، eril، merfû (nominatif)
رَبِّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
إِذَآ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَآİsimzaman zarfı
أَخَذَ
yakaladığı
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْقُرَىٰ
şehirleri
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرَىٰİsimharf-i cer (edat)، mecrûr (genitif)
وَهِىَ
ve o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هِىَİsimzamir، 3. tekil dişil
ظَٰلِمَةٌ
zulmeden
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَٰلِمَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
أَخْذَهُۥٓ
O'nun yakalaması
İsim
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخْذَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَلِيمٌ
pek acı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
شَدِيدٌ
pek şiddetlidir
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
شَدِيدٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Allah, kasabaların zalim halkını yakalayınca, böyle yakalar; yakalaması da şiddetli ve elimdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte Rabbin, zalim memleketleri cezalandırdığı zaman böyle cezalandırır. Çünkü O'nun cezası çok acı, çok çetindir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Haksızlık eden şehirleri(n halkını helak için) yakaladığında, Rabbinin yakalayışı işte böyle (şiddetli)dir. Şüphesiz ki O’nun yakalaması elem vericidir; şiddetlidir!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Such is the chastisement of thy Lord when He chastises communities in the midst of their wrong: grievous, indeed, and severe is His chastisement.

A. Yusuf Alipublic-domain

Such is the punishment of your Lord for towns in the midst of their sins: His punishment is terrible and severe.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Even thus is the grasp of thy Lord when He graspeth the townships while they are doing wrong. Lo! His grasp is painful, very strong.

M. Pickthallpublic-domain

And thus is the seizure of your Lord when He seizes the cities while they are committing wrong. Indeed, His seizure is painful and severe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكما أخذتُ أهل القرى الظالمة بالعذاب لمخالفتهم أمري وتكذيبهم برسلي، آخذ غيرهم مِن أهل القرى إذا ظلموا أنفسهم بكفرهم بالله ومعصيتهم له وتكذيبهم لرسله. إنَّ أَخْذه بالعقوبة لأليم موجع شديد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular