← Sure 11

11:108

۞ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ سُعِدُوا۟ فَفِى ٱلْجَنَّةِ خَـٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ ۖ عَطَآءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ

Kelime kelime

وَأَمَّا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَمَّاEdatEXL
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
سُعِدُوا۟
mutlu olan(lar)
Fiil
Kök: سعد
Dilbilgisi (i'rab)
سُعِدُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَفِى
içindedirler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
خَٰلِدِينَ
onlar sürekli kalıcıdırlar
İsim
Kök: خلد
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰلِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مَا
durdukça
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
دَامَتِ
kaldığı sürece
Fiil
Kök: دوم
Dilbilgisi (i'rab)
دَامَتِFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ٱلسَّمَٰوَٰتُ
gökler
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
وَٱلْأَرْضُ
ve yer
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضُİsimdişil، merfû (nominatif)
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مَا
diledikleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
شَآءَ
dileseydi
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَطَآءً
bir lütuftur
İsim
Kök: عطو
Dilbilgisi (i'rab)
عَطَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
غَيْرَ
olmaksızın
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَجْذُوذٍ
kesinti
İsim
Kök: جذذ
Dilbilgisi (i'rab)
مَجْذُوذٍİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Mesud olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi bir yana, sonsuz bir lütuf olarak, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Mutlu olanlar ise cennettedirler. Orada gökler ve yer durdukça duracaklar, ancak Rabbinin diledikleri başka. (Bu) ardı arası kesilmeyen bir ihsan olacak.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Mutlu kılınanlara gelince, onlar da cennettedir. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça bitmez bir lütuf olarak onlar da orada ebedî kalacaklardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And those who are blessed shall be in the Garden: They will dwell therein for all the time that the heavens and the earth endure, except as thy Lord willeth: a gift without break.

A. Yusuf Alipublic-domain

As for those who have been blessed, they will be in Paradise, there to remain as long as the heavens and earth endure, unless your Lord wills otherwise- an unceasing gift.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And as for those who will be glad (that day) they will be in the Garden, abiding there so long as the heavens and the earth endure save for that which thy Lord willeth: a gift unfailing.

M. Pickthallpublic-domain

And as for those who were [destined to be] prosperous, they will be in Paradise, abiding therein as long as the heavens and the earth endure, except what your Lord should will - a bestowal uninterrupted.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأما الذين رزقهم الله السعادة فيدخلون الجنة خالدين فيها ما دامت السموات والأرض، إلا الفريق الذي شاء الله تأخيره، وهم عصاة الموحدين، فإنهم يبقون في النار فترة من الزمن، ثم يخرجون منها إلى الجنة بمشيئة الله ورحمته، ويعطي ربك هؤلاء السعداء في الجنة عطاء غير مقطوع عنهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?