← Sure 15

15:85

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ ۖ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ

Kelime kelime

وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
خَلَقْنَا
biz yaratmadık
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
gökleri
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضَ
ve yeri
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَمَا
ve ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
بَيْنَهُمَآ
bunlar arasındakileri
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمَآİsimzamir، son ek، 3. ikil
إِلَّا
ancak (yarattık)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
بِٱلْحَقِّ
hak ile
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَإِنَّ
ve mutlaka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلسَّاعَةَ
o sa'at
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّاعَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
لَءَاتِيَةٌ
gelecektir
İsim
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ءَاتِيَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَٱصْفَحِ
şimdi sen hareket et
Fiil
Kök: صفح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱصْفَحِFiilemir، 2. tekil eril
ٱلصَّفْحَ
bir hoşgörü ile
İsim
Kök: صفح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّفْحَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْجَمِيلَ
güzel
İsim
Kök: جمل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَمِيلَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri ancak ve ancak bir amaç ile yarattık. O (Son) Saat de mutlaka gelecektir. Onlara güzel bir şekilde hoşgörülü davran!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We created not the heavens, the earth, and all between them, but for just ends. And the Hour is surely coming (when this will be manifest). So overlook (any human faults) with gracious forgiveness.

A. Yusuf Alipublic-domain

We did not create the heavens and the earth and everything between them without a true purpose: the Hour will certainly come, so [Prophet] bear with them graciously.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We created not the heavens and the earth and all that is between them save with truth, and lo! the Hour is surely coming. So forgive, (O Muhammad), with a gracious forgiveness.

M. Pickthallpublic-domain

And We have not created the heavens and earth and that between them except in truth. And indeed, the Hour is coming; so forgive with gracious forgiveness.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما خلَقْنا السموات والأرض وما بينهما إلا بالحق دالتين على كمال خالقهما واقتداره، وأنه الذي لا تنبغي العبادة إلا له وحده لا شريك له. وإن الساعة التي تقوم فيها القيامة لآتية لا محالة؛ لتوفَّى كل نفس بما عملت، فاعف -أيها الرسول- عن المشركين، واصفح عنهم وتجاوز عما يفعلونه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?