← Sure 17

17:55

وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ عَلَىٰ بَعْضٍ ۖ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

Kelime kelime

وَرَبُّكَ
ve Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَعْلَمُ
daha iyi bilir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْلَمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
بِمَن
olanları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
فِى
göklerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerde
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَلَقَدْ
ve andolsun ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
فَضَّلْنَا
biz üstün kıldık
Fiil
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضَّلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَعْضَ
kimini
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّبِيِّۦنَ
peygamberlerin
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّبِيِّۦنَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
بَعْضٍ
kimi
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَءَاتَيْنَا
ve verdik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
دَاوُۥدَ
Davud'a da
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
دَاوُۥدَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
زَبُورًا
Zebur'u
İsim
Kök: زبر
Dilbilgisi (i'rab)
زَبُورًاİsimözel isim، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Göklerde ve yerde olan kimseleri Rabbin daha iyi bilir. And olsun ki peygamberleri birbirinden üstün kılmış ve Davud'a Zebur vermişizdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rabbin göklerde ve yerde olan kimselerin hepsini en iyi bilendir. Andolsun ki biz, peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi çok iyi bilendir. Yemin olsun ki biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına (farklı oldukları noktalarda) üstün kıldık; Davud’a da Zebur’u verdik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And it is your Lord that knoweth best all beings that are in the heavens and on earth: We did bestow on some prophets more (and other) gifts than on others: and We gave to David (the gift of) the Psalms.

A. Yusuf Alipublic-domain

Your Lord knows best about everyone in the heavens and the earth. We gave some prophets more than others: We gave David a book [of Psalms].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And thy Lord is Best Aware of all who are in the heavens and the earth. And we preferred some of the prophets above others, and unto David We gave the Psalms.

M. Pickthallpublic-domain

And your Lord is most knowing of whoever is in the heavens and the earth. And We have made some of the prophets exceed others [in various ways], and to David We gave the book [of Psalms].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وربك -أيها النبي- أعلم بمَن في السموات والأرض. ولقد فَضَّلْنا بعض النبيين على بعض بالفضائل وكثرة الأتباع وإنزال الكتب، وأعطينا داود الزبور.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?