← Sure 17

17:56

قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمْ وَلَا تَحْوِيلًا

Kelime kelime

قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱدْعُوا۟
yalvarın
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱدْعُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّذِينَ
(tanrı olduğunu) sandığınız şeylere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
زَعَمْتُم
(tanrı) sandığınız
Fiil
Kök: زعم
Dilbilgisi (i'rab)
زَعَمْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
O'ndan başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
دُونِهِۦ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَلَا
(fakat)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَمْلِكُونَ
güçleri yetmez
Fiil
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
يَمْلِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَشْفَ
gidermeye
İsim
Kök: كشف
Dilbilgisi (i'rab)
كَشْفَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلضُّرِّ
sıkıntıyı
İsim
Kök: ضرر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ضُّرِّİsimeril، mecrûr (genitif)
عَنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَحْوِيلًا
değiştirmeye
İsim
Kök: حول
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْوِيلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

De ki: "Allah'tan başka tanrı olduğunu sandıklarınızı çağırın; sizin bir sıkıntınızı gidermeye ve onu değiştirmeye güçleri yetmez."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Allah'tan başka, ilâh olduğunu sandığınız şeyleri çağırın, size yardım etsinler. Onlar, ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de değiştirebilirler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “O’nun (Allah’ın) peşi sıra (ilah olduğunu) sandıklarınıza yalvarın! (Ne var ki) onlar, sizin darlığınızı gidermeye de (hakkınızdaki hükmü) değiştirmeye de güç yetiremezler.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Call on those - besides Him - whom ye fancy: they have neither the power to remove your troubles from you nor to change them."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘Call upon those you claim to be deities beside God: they have no power to remove or avert any harm from you.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Cry unto those (saints and angels) whom ye assume (to be gods) beside Him, yet they have no power to rid you of misfortune nor to change.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Invoke those you have claimed [as gods] besides Him, for they do not possess the [ability for] removal of adversity from you or [for its] transfer [to someone else]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لمشركي قومك: إن هذه المعبودات التي تنادونها لكشف الضرِّ عنكم لا تملك ذلك، ولا تقدر على تحويله عنكم إلى غيركم، ولا تقدر على تحويله من حال إلى حال، فالقادر على ذلك هو الله وحده. وهذه الآية عامة في كل ما يُدْعى من دون الله، ميتًا كان أو غائبًا، من الأنبياء والصالحين وغيرهم، بلفظ الاستغاثة أو الدعاء أو غيرهما، فلا معبود بحق إلا الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?