18:91
كَذَٰلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا
Kelime kelime
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Meal
İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
İşte Zülkarneyn'in kudret ve saltanatı böyleydi. Ve biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
İşte böylece onunla ilgili her şeyden haberdardık.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
(He left them) as they were: We completely understood what was before him.
A. Yusuf Alipublic-domain
And so it was: We knew all about him.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
So (it was). And We knew all concerning him.
M. Pickthallpublic-domain
Thus. And We had encompassed [all] that he had in knowledge.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
كذلك وقد أحاط عِلْمُنا بما عنده من الخير والأسباب العظيمة، حيثما توجَّه وسار.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution