← Sure 2

2:29

هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰٓ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَسَوَّىٰهُنَّ سَبْعَ سَمَـٰوَٰتٍ ۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

Kelime kelime

هُوَ
O
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِى
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
خَلَقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مَّا
ne
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
فِى
varsa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
جَمِيعًا
hepsini
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
ٱسْتَوَىٰٓ
yöneldi
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَوَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِلَى
göke
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَسَوَّىٰهُنَّ
onları düzenledi
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
سَوَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
سَبْعَ
yedi
İsim
Kök: سبع
Dilbilgisi (i'rab)
سَبْعَİsimeril، mansûb (akuzatif)
سَمَٰوَٰتٍ
gök (olarak)
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
سَمَٰوَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَهُوَ
ve O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
بِكُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَلِيمٌ
bilir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Yerde olanların hepsini; sizin için yaratan O'dur. Sonra, göğe doğru yönelerek yedi gök olarak onları düzenlemiştir. O her şeyi bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O, yerde ne varsa hepsini sizin için yaratmıştır. Sonra göğe yönelmiş, onları yedi kat olarak (yaratıp) düzenlemiştir. O her şeyi bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is He Who hath created for you all things that are on earth; Moreover His design comprehended the heavens, for He gave order and perfection to the seven firmaments; and of all things He hath perfect knowledge.

A. Yusuf Alipublic-domain

It was He who created all that is on the earth for you, then turned to the sky and made the seven heavens; it is He who has knowledge of all things.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He it is Who created for you all that is in the earth. Then turned He to the heaven, and fashioned it as seven heavens. And He is knower of all things.

M. Pickthallpublic-domain

It is He who created for you all of that which is on the earth. Then He directed Himself to the heaven, [His being above all creation], and made them seven heavens, and He is Knowing of all things.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

اللهُ وحده الذي خَلَق لأجلكم كل ما في الأرض من النِّعم التي تنتفعون بها، ثم قصد إلى خلق السموات، فسوَّاهنَّ سبع سموات، وهو بكل شيء عليم. فعِلْمُه -سبحانه- محيط بجميع ما خلق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?