← Sure 3

3:165

أَوَلَمَّآ أَصَـٰبَتْكُم مُّصِيبَةٌ قَدْ أَصَبْتُم مِّثْلَيْهَا قُلْتُمْ أَنَّىٰ هَـٰذَا ۖ قُلْ هُوَ مِنْ عِندِ أَنفُسِكُمْ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Kelime kelime

أَوَلَمَّآ
için mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
وَEdatek bağlaç، ön ek
لَمَّآİsimzaman zarfı
أَصَٰبَتْكُم
size geldiği
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَٰبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مُّصِيبَةٌ
bir bela
İsim
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
مُّصِيبَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
قَدْ
doğrusu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
أَصَبْتُم
onların başlarına getirdiğiniz halde
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَبْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّثْلَيْهَا
onun iki katını
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِّثْلَيْİsimeril ikil، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قُلْتُمْ
dediniz
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنَّىٰ
nereden (başımıza geldi)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّىٰİsimsoru، mansûb (akuzatif)
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هُوَ
O (bela)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
مِنْ
kendinizdendir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
أَنفُسِكُمْ
kendi canlarınızda
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
قَدِيرٌ
kadirdir
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قَدِيرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Başkalarını iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca mı: "Bu nereden?" dersiniz? De ki: "O, kendi tarafınızdandır". Doğrusu Allah her şeye Kadir'dir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Bedir'de düşmanı) iki katına uğrattığınız bir musibet (Uhud'da) size çarpınca mı: "Bu nereden" dediniz? De ki: "Bu başınıza gelen kendinizdendir". Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bedir’de düşmanınızın) başına iki katını getirdiğiniz bir musibet, (Uhud’da) kendi başınıza geldiği için mi “Bu nasıl oluyor?” demiştiniz. De ki: “O kendi (kusuru)nuzdandır. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

What! When a single disaster smites you, although ye smote (your enemies) with one twice as great, do ye say?- "Whence is this?" Say (to them): "It is from yourselves: For Allah hath power over all things."

A. Yusuf Alipublic-domain

Why do you [believers] say, when a calamity befalls you, even after you have inflicted twice as much damage [on your enemy], ‘How did this happen?’? [Prophet], say, ‘You brought it upon yourselves.’ God has power over everything:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And was it so, when a disaster smote you, though ye had smitten (them with a disaster) twice (as great), that ye said: How is this? Say (unto them, O Muhammad): It is from yourselves. Lo! Allah is Able to do all things.

M. Pickthallpublic-domain

Why [is it that] when a [single] disaster struck you [on the day of Uḥud], although you had struck [the enemy in the battle of Badr] with one twice as great, you said, "From where is this?" Say, "It is from yourselves [i.e., due to your sin]." Indeed, Allāh is over all things competent.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أولما أصابتكم -أيها المؤمنون- مصيبة، وهي ما أُصيب منكم يوم "أُحد" قد أصبتم مثليها من المشركين في يوم "بدْر"، قلتم متعجبين: كيف يكون هذا ونحن مسلمون ورسول الله صلى الله عليه وسلم فينا وهؤلاء مشركون؟ قل لهم -أيها النبي-: هذا الذي أصابكم هو من عند أنفسكم بسبب مخالفتكم أمْرَ رسولكم وإقبالكم على جمع الغنائم. إن الله يفعل ما يشاء ويحكم ما يريد، لا معقِّب ‌‌‌‌لحكمه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?