← Kök sözlüğü
صوب

erişecektir

77 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

77
Geçiş
5
Lemma
51
Biçim
27
Sure

Klasik sözlük

صوب

الصواب يقال على وجهين: أحدهما: باعتبار الشيء في نفسه، فيقال: هذا صواب: إذا كان في نفسه محمودا ومرضيا، بحسب مقتضى العقل والشرع، نحو قولك: تحري العدل صواب، والكرم صواب. والثاني: يقال باعتبار القاصد إذا أدرك المقصود بحسب ما يقصده، فيقال: أصاب كذا، أي: وجد ما طلب، كقولك: أصابه السهم، وذلك على أضرب: الأول: أن يقصد ما يحسن قصده فيفعله، وذلك هو الصواب التام المحمود به الإنسان. والثاني: أن يقصد ما يحسن فعله، فيتأتى منه غيره لتقديره بعد اجتهاده أنه صواب، وذلك هو المراد بقوله (عليه السلام): «كل مجتهد مصيب» ، و# روي «المجتهد مصيب وإن أخطأ فهذا له أجر»

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

Savâb (isabet/doğruluk) iki anlamda kullanılır: Birincisi, şeyin bizzat kendisi bakımındandır; "Bu savâbdır" denir: yani akıl ve şeriatın gereğine göre kendisi itibariyle övülmüş ve beğenilmiş olduğunda. Nitekim "Adaleti araştırmak savâbdır, cömertlik savâbdır" dersin. İkincisi, kastedene (kasteden özneye) göre söylenir: kastettiği şeye, kastettiği ölçüde ulaştığında. Böylece "Şunu isabet ettirdi" denir, yani aradığını buldu; "Ok ona isabet etti" demen gibi. Bu da çeşitli türlere ayrılır: Birincisi: Kastedilmesi güzel olan bir şeyi kastedip onu yapmasıdır. İşte insanın kendisiyle övüldüğü tam savâb budur. İkincisi: Yapılması güzel olan bir şeyi kastetmesi, fakat ictihadından sonra onun savâb olduğunu takdir etmesi sebebiyle ondan başkasının meydana gelmesidir. İşte (aleyhisselâmın) "Her müctehid isabet etmiştir" sözüyle kastedilen budur. Ve şöyle rivayet edilmiştir: "Müctehid isabet edicidir; hata etse bile onun için bir ecir vardır."

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 5

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

أَصابَFiilvurur64
مُصِيبَةİsimmusibeti10
صَوابİsimdoğruyu1
صَيِّبİsimboşanan yağmur gibi1
مُصِيبİsimonun başına gelecektir1

Türevler · 51

تُصِبْهُمْ
onlara erişirse
5
أَصَابَ
uğratınca
5
مُّصِيبَةٌ
bir felaket
3
أَصَابَهُمْ
onların başına gelen
3
مُّصِيبَةٍ
musibet
3
أَصَابَكَ
sana gelen
3
أَصَٰبَكُمْ
sizin başınıza gelen
3
تُصِبْكَ
sana ulaşsa
2
أَصَٰبَتْكُم
size geldiği
2
سَيُصِيبُ
erişecektir
2
أَصَٰبَتْهُم
onlara eriştiği
2
فَأَصَابَهُمْ
sonra başlarına geldi
2
فَيُصِيبُ
vurur
2
مُّصِيبَةٌۢ
bir felaket
2
أَصَابَهُمُ
uğradıkları
2
تُصِيبَهُم
erişecektir
1
أَصَابَتْهُ
başına gelirse
1
أَصَبْنَٰهُم
kendilerini de cezalandırırız
1
أَصَابَتْ
vurup
1
يُصِبْهَا
erişecektir
1
مُصِيبَةٌ
bir kötülük
1
يُصِيبَهُم
erişecektir
1
نُصِيبُ
biz ulaştırırız
1
أَصَبْتُم
onların başlarına getirdiğiniz halde
1
تُصِبْكُمْ
size dokunsa
1
صَوَابًا
doğruyu
1
أُصِيبُ
uğratırım
1
تُصِيبُهُم
isabet etmesi
1
مُّصِيبَةُ
musibeti
1
فَأَصَابَهُۥ
ona isabet etttiğinde
1
مُصِيبُهَا
onun başına gelecektir
1
يُصِيبُهُمْ
onların çekmeleri
1
كَصَيِّبٍ
boşanan yağmur gibi
1
يُصِيبَنَآ
ulaşmaz
1
تُصِيبَهُمْ
erişecektir
1
أَصَٰبَكُم
başınıza gelen
1
تُصِيبُوا۟
erişecektir
1
تُصِيبَنَا
erişecektir
1
أَصَابَهُۥ
kendisine gelirse
1
يُصِيبَهُمْ
onlara çarpmasından
1
يُصِيبَكُمُ
erişecektir
1
يُصِيبُ
verir
1
فَأَصَابَهَآ
isabet etsin
1
فَأَصَٰبَتْكُم
ve başınıza gelmişse
1
فَتُصِيبَكُم
isabet edecek (olmasaydı)
1
يُصِبْكُم
başınıza gelir
1
يُصِيبَكُم
erişecektir
1
وَأَصَابَهُ
ve kendisine geldiğinde
1
أَصَابَهَا
değince
1
تُصِيبَنَّ
erişecektir
1
سَيُصِيبُهُمْ
erişecektir
1

Geçişler