← Sure 3

3:69

وَدَّت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

Kelime kelime

وَدَّت
istedi ki
Fiil
Kök: ودد
Dilbilgisi (i'rab)
وَدَّتFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
طَّآئِفَةٌ
bir grup
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَّآئِفَةٌİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
ehlinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَهْلِ
ehlinin
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْكِتَٰبِ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsimeril، mecrûr (genitif)
لَوْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatmasdar bağlacı
يُضِلُّونَكُمْ
sizi saptırsınlar
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
يُضِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَمَا
oysa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
يُضِلُّونَ
saptırıyorlar
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
يُضِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّآ
sadece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَنفُسَهُمْ
kendilerini
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
farkında değiller
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
يَشْعُرُونَ
farkında
Fiil
Kök: شعر
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْعُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kitap ehlinden bir takımı sizi sapıtmak isterler; oysa kendilerini saptırırlar da farkına varmazlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak istediler, halbuki sırf kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kitap ehlinden bir kısmı, sizi saptırmak istemişlerdi. (Oysa) onlar sadece kendilerini saptırırlar ve farkına (bile) varmazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is the wish of a section of the People of the Book to lead you astray. But they shall lead astray (Not you), but themselves, and they do not perceive!

A. Yusuf Alipublic-domain

Some of the People of the Book would dearly love to lead you [believers] astray, but they only lead themselves astray, though they do not realize it.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

A party of the People of the Scripture long to make you go astray; and they make none to go astray except themselves, but they perceive not.

M. Pickthallpublic-domain

A faction of the People of the Scripture wish they could mislead you. But they do not mislead except themselves, and they perceive [it] not.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

تمنَّت جماعة من اليهود والنصارى لو يضلونكم - أيها المسلمون - عن الإسلام، وما يضلون إلا أنفسهم وأتباعهم، وما يدرون ذلك ولا يعلمونه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?