← Sure 41

41:21

وَقَالُوا۟ لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدتُّمْ عَلَيْنَا ۖ قَالُوٓا۟ أَنطَقَنَا ٱللَّهُ ٱلَّذِىٓ أَنطَقَ كُلَّ شَىْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Kelime kelime

وَقَالُوا۟
ve dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِجُلُودِهِمْ
derilerine
İsim
Kök: جلد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
جُلُودِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِمَ
niçin?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَİsimsoru
شَهِدتُّمْ
şahidlik ettiniz
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَهِدFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُّمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَيْنَا
aleyhimize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
قَالُوٓا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنطَقَنَا
bizi konuşturdu
Fiil
Kök: نطق
Dilbilgisi (i'rab)
أَنطَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلَّذِىٓ
konuşturan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَنطَقَ
bizi konuşturdu
Fiil
Kök: نطق
Dilbilgisi (i'rab)
أَنطَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَهُوَ
ve O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
خَلَقَكُمْ
sizi yaratmıştı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَوَّلَ
ilk
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
أَوَّلَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
مَرَّةٍ
defa
İsim
Kök: مرر
Dilbilgisi (i'rab)
مَرَّةٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَإِلَيْهِ
işte O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
تُرْجَعُونَ
döndürülüyorsunuz
Fiil
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
تُرْجَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Derilerine: "Aleyhimize niçin şahidlik ettiniz?" derler. "Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi önce yaratan O'dur ve O'na döndürülüyorsunuz" cevabını verirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar derilerine: "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de: "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu, sizi ilk defa yaratan O'dur ve siz yine O'na döndürülüyorsunuz" derler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kişiler) derilerine “Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?” diyecek, onlar da “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturmuştur. İlk kez sizi de O yaratmıştır. Yalnızca O’na döndürüleceksiniz.” diyeceklerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They will say to their skins: "Why bear ye witness against us?" They will say: "Allah hath given us speech,- (He) Who giveth speech to everything: He created you for the first time, and unto Him were ye to return.

A. Yusuf Alipublic-domain

They will say to their skins, ‘Why did you testify against us?’ and their skins will reply, ‘God, who gave speech to everything, has given us speech- it was He who created you the first time and to Him you have been returned-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they say unto their skins: Why testify ye against us? They say: Allah hath given us speech Who giveth speech to all things, and Who created you at the first, and unto Whom ye are returned.

M. Pickthallpublic-domain

And they will say to their skins, "Why have you testified against us?" They will say, "We were made to speak by Allāh, who has made everything speak; and He created you the first time, and to Him you are returned.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال هؤلاء الذين يُحْشرون إلى النار من أعداء الله لجلودهم معاتبين: لِمَ شهدتم علينا؟ فأجابتهم جلودهم: أنطقنا الله الذي أنطق كل شيء، وهو الذي خلقكم أول مرة ولم تكونوا شيئًا، وإليه مصيركم بعد الموت للحساب والجزاء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?