← Sure 41

41:20

حَتَّىٰٓ إِذَا مَا جَآءُوهَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَأَبْصَـٰرُهُمْ وَجُلُودُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Kelime kelime

حَتَّىٰٓ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
مَا
oraya vardıkları
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
جَآءُوهَا
geldikleri
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
شَهِدَ
şahidlik ettiler
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَهِدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمْ
aleyhlerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَمْعُهُمْ
kulakları
İsim
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
سَمْعُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَبْصَٰرُهُمْ
ve gözleri
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَبْصَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَجُلُودُهُم
ve derileri
İsim
Kök: جلد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جُلُودُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَا
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları (işler)
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Sonunda oraya varınca, kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları hakkında onların aleyhinde şahidlik ederler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında onların aleyhinde şahitlik ederler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme (duyu)ları, gözleri ve derileri işledikleri şeylerle ilgili olarak onların aleyhine şahitlik edecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

At length, when they reach the (Fire), their hearing, their sight, and their skins will bear witness against them, as to (all) their deeds.

A. Yusuf Alipublic-domain

their ears, eyes, and skins will, when they reach it, testify against them for their misdeeds.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Till, when they reach it, their ears and their eyes and their skins testify against them as to what they used to do.

M. Pickthallpublic-domain

Until, when they reach it, their hearing and their eyes and their skins will testify against them of what they used to do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويوم يُحشر أعداء الله إلى نار جهنم، تَرُدُّ زبانية العذاب أولَهم على آخرهم، حتى إذا ما جاؤوا النار، وأنكروا جرائمهم شهد عليهم سمعهم وأبصارهم وجلودهم بما كانوا يعملون في الدنيا من الذنوب والآثام.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular