← Sure 42

42:18

يَسْتَعْجِلُ بِهَا ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا ۖ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا ٱلْحَقُّ ۗ أَلَآ إِنَّ ٱلَّذِينَ يُمَارُونَ فِى ٱلسَّاعَةِ لَفِى ضَلَـٰلٍۭ بَعِيدٍ

Kelime kelime

يَسْتَعْجِلُ
çabuk gelmesini isterler
Fiil
Kök: عجل
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَعْجِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِهَا
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَا
inanmayan(lar)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهَا
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
وَٱلَّذِينَ
kimseler ise
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُشْفِقُونَ
korkarlar
İsim
Kök: شفق
Dilbilgisi (i'rab)
مُشْفِقُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
مِنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَيَعْلَمُونَ
ve bilirler
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّهَا
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْحَقُّ
gerçek olduğunu
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقُّİsimeril، merfû (nominatif)
أَلَآ
iyi bil ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَلَآEdatATT
إِنَّ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يُمَارُونَ
tartışan(lar)
Fiil
Kök: مري
Dilbilgisi (i'rab)
يُمَارُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّاعَةِ
(o) sa'at
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّاعَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
لَفِى
içindedirler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
فِىEdatharf-i cer (edat)
ضَلَٰلٍۭ
bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلٍۭİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَعِيدٍ
uzak
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعِيدٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

O'na inanmayanlar, acele olmasını beklerler; inananlar ise korku ile titrerler ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O'na inanmayanlar kıyametin çabuk gelmesini istiyorlar. İnananlar ise O'ndan korkarlar ve O'nun hak olduğunu bilirler. İyi bilin ki, kıyamet saati hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ona (Son Saat’e) inanmayanlar, onunla ilgili olarak acele ederler. İnananlar ise ondan korkar ve onun gerçek olduğunu bilirler. Dikkat edin! O (Son) Saat hakkında tartışanlar, uzak bir sapkınlık içindedir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Only those wish to hasten it who believe not in it: those who believe hold it in awe, and know that it is the Truth. Behold, verily those that dispute concerning the Hour are far astray.

A. Yusuf Alipublic-domain

those who do not believe in it seek to hasten it, but the believers stand in awe of it. They know it to be the Truth; those who argue about the Hour are far, far astray.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those who believe not therein seek to hasten it, while those who believe are fearful of it and know that it is the Truth. Are not they who dispute, in doubt concerning the Hour, far astray?

M. Pickthallpublic-domain

Those who do not believe in it are impatient for it, but those who believe are fearful of it and know that it is the truth. Unquestionably, those who dispute concerning the Hour are in extreme error.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يستعجل بمجيء الساعة الذين لا يؤمنون بها؛ تهكمًا واستهزاءً، والذين آمنوا بها خائفون من قيامها، ويعلمون أنها الحق الذي لا شك فيه. ألا إن الذين يخاصمون في قيام الساعة لفي ضلال بعيد عن الحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?