← Sure 45

45:13

وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مِّنْهُ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Kelime kelime

وَسَخَّرَ
ve boyun eğdirdi
Fiil
Kök: سخر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سَخَّرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مَّا
bulunan şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
فِى
göklerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve bulunan şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
فِى
yerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
جَمِيعًا
hepsini
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْهُ
kendisinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِى
vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bunda
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَءَايَٰتٍ
ibretler
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ءَايَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّقَوْمٍ
bir toplum için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَتَفَكَّرُونَ
düşünen
Fiil
Kök: فكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَفَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için dersler vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O, göklerde ve yerde bulunan herşeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için ibret ve deliller vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütuf olarak) size boyun eğdirmiştir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için dersler vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And He has subjected to you, as from Him, all that is in the heavens and on earth: Behold, in that are Signs indeed for those who reflect.

A. Yusuf Alipublic-domain

He has subjected all that is in the heavens and the earth for your benefit, as a gift from Him. There truly are signs in this for those who reflect.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And hath made of service unto you whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth; it is all from Him. Lo! herein verily are portents for a people who reflect.

M. Pickthallpublic-domain

And He has subjected to you whatever is in the heavens and whatever is on the earth - all from Him. Indeed in that are signs for a people who give thought.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وسخَّر لكم كل ما في السموات من شمس وقمر ونجوم، وكل ما في الأرض من دابة وشجر وسفن وغير ذلك لمنافعكم، جميع هذه النعم منة من الله وحده أنعم بها عليكم، وفضل منه تَفضَّل به، فإياه فاعبدوا، ولا تجعلوا له شريكًا. إنَّ فيما سخره الله لكم لعلامات ودلالات على وحدانية الله لقوم يتفكرون في آيات الله وحججه وأدلته، فيعتبرون بها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?