← Sure 5

5:68

قُلْ يَـٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَـٰبِ لَسْتُمْ عَلَىٰ شَىْءٍ حَتَّىٰ تُقِيمُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ ۗ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَـٰنًا وَكُفْرًا ۖ فَلَا تَأْسَ عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
يَٰٓأَهْلَ
Ey ehli
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَهْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْكِتَٰبِ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsimeril، mecrûr (genitif)
لَسْتُمْ
siz değilsiniz
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَسْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
شَىْءٍ
bir şey (esas)
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
حَتَّىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
تُقِيمُوا۟
uygulayıncaya
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
تُقِيمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلتَّوْرَىٰةَ
Tevrat'ı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
تَّوْرَىٰةَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَٱلْإِنجِيلَ
ve İncil'i
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
إِنجِيلَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَمَآ
ve şeyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أُنزِلَ
indirilen
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَيْكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
Rabbi'nizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَيَزِيدَنَّ
ve artıracaktır
Fiil
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdattekit، ön ek
يَزِيدَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
كَثِيرًا
çoğunun
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْهُم
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّآ
şey
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّآİsimism-i mevsûl
أُنزِلَ
indirilen
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِن
Rabbinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
طُغْيَٰنًا
azgınlık
İsim
Kök: طغي
Dilbilgisi (i'rab)
طُغْيَٰنًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَكُفْرًا
ve inkarını
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُفْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَلَا
sen üzülme
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَأْسَ
acırım
Fiil
Kök: أسو
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْسَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
عَلَى
için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْقَوْمِ
toplumu
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
o kafirler
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

"Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça bir temeliniz olmaz" de. And olsun ki Rabbinden sana indirilen, Kuran, onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü artırır. Öyleyse kafirler için tasalanma.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Ey kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça bir esas üzerinde değilsiniz. Şüphesiz ki, Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlığını ve inkârını artıracaktır. Şu halde kâfir olan bir toplum için üzülme!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Ey kitap ehli! Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni (Kur’an’ı) uygulayıncaya kadar (doğru) bir şey üzerinde değilsiniz. Şüphesiz ki sana Rabbinden indirilen (mesajlar), çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Kâfirler topluluğuna üzülme!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "O People of the Book! ye have no ground to stand upon unless ye stand fast by the Law, the Gospel, and all the revelation that has come to you from your Lord." It is the revelation that cometh to thee from thy Lord, that increaseth in most of them their obstinate rebellion and blasphemy. But sorrow thou not over (these) people without Faith.

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘People of the Book, you have no true basis [for your religion] unless you uphold the Torah, the Gospel, and that which has been sent down to you from your Lord,’ but what has been sent down to you [Prophet] from your Lord is sure to increase many of them in their insolence and defiance: do not worry about those who defy [God].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say O People of the Scripture! Ye have naught (of guidance) till ye observe the Torah and the Gospel and that which was revealed unto you from your Lord. That which is revealed unto thee (Muhammad) from thy Lord is certain to increase the contumacy and disbelief of many of them. But grieve not for the disbelieving folk.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "O People of the Scripture, you are [standing] on nothing until you uphold [the law of] the Torah, the Gospel, and what has been revealed to you from your Lord [i.e., the Qur’ān]." And that which has been revealed to you from your Lord will surely increase many of them in transgression and disbelief. So do not grieve over the disbelieving people.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لليهود والنصارى: إنكم لستم على حظٍّ من الدين ما دمتم لم تعملوا بما في التوراة والإنجيل، وما جاءكم به محمد من القرآن، وإن كثيرًا من أهل الكتاب لا يزيدهم إنزالُ القرآن إليك إلا تجبُّرًا وجحودًا، فهم يحسدونك؛ لأن الله بعثك بهذه الرسالة الخاتمة، التي بَيَّن فيها معايبهم، فلا تحزن -أيها الرسول- على تكذيبهم لك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?