← Sure 58

58:18

يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ ٱللَّهُ جَمِيعًا فَيَحْلِفُونَ لَهُۥ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ ۖ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُمْ عَلَىٰ شَىْءٍ ۚ أَلَآ إِنَّهُمْ هُمُ ٱلْكَـٰذِبُونَ

Kelime kelime

يَوْمَ
(o) gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَبْعَثُهُمُ
tekrar diriltir
Fiil
Kök: بعث
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْعَثُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
جَمِيعًا
onların hepsini
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَيَحْلِفُونَ
sonra yemin ederler
Fiil
Kök: حلف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يَحْلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُۥ
O'na da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
يَحْلِفُونَ
yemin ettikleri
Fiil
Kök: حلف
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَيَحْسَبُونَ
ve sanırlar
Fiil
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَحْسَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّهُمْ
kendilerini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰ
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
شَىْءٍ
bir şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَلَآ
iyi bilin ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَلَآEdatATT
إِنَّهُمْ
elbette onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُمُ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلْكَٰذِبُونَ
yalancılardır
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰذِبُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Allah, onların hepsini tekrar dirilttiği gün, size yemin ettikleri gibi O'na yemin ederler; kendilerine bir yarar sağlayacağını sanırlar. Dikkat edin; onlar şüphesiz yalancıdırlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah onların hepsini tekrar dirilttiği gün, dünyada size yemin ettikleri gibi O'na da yemin edecekler ve kendilerinin bir şey üzerinde bulunduklarını, sanacaklardır. İyi bilin ki onlar yalancıdırlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O gün Allah onların hepsini diriltecektir. Onlar (dünyada) size yemin ettikleri gibi (mahşerde de) O’na (Allah’a yalan yere) yemin edeceklerdir. Kendilerinin bir şey üzerinde olduklarını sanırlar. Dikkat edin! Şüphesiz ki onlar yalancıların ta kendileridir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

One day will Allah raise them all up (for Judgment): then will they swear to Him as they swear to you: And they think that they have something (to stand upon). No, indeed! they are but liars!

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day God raises them all from the dead, they will swear before Him as they swear before you now, thinking that it will help them. What liars they are!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

On the day when Allah will raise them all together, then will they swear unto Him as they (now) swear unto you, and they will fancy that they have some standing. Lo! is it not they who are the liars?

M. Pickthallpublic-domain

On the Day Allāh will resurrect them all, and they will swear to Him as they swear to you and think that they are [standing] on something. Unquestionably, it is they who are the liars.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يوم القيامة يبعث الله المنافقين جميعًا من قبورهم أحياء، فيحلفون له أنهم كانوا مؤمنين، كما كانوا يحلفون لكم- أيها المؤمنون- في الدنيا، ويعتقدون أن ذلك ينفعهم عند الله كما كان ينفعهم في الدنيا عند المسلمين، ألا إنهم هم البالغون في الكذب حدًا لم يبلغه غيرهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?