← Sure 6

6:7

وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَـٰبًا فِى قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِأَيْدِيهِمْ لَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Kelime kelime

وَلَوْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَوْEdatşart
نَزَّلْنَا
indirmiş olsaydık
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نَزَّلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
كِتَٰبًا
bir Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فِى
kağıt üzerine yazılı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
قِرْطَاسٍ
parça parça kağıtlar
İsim
Kök: قرطس
Dilbilgisi (i'rab)
قِرْطَاسٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَلَمَسُوهُ
onu tutsalardı
Fiil
Kök: لمس
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمَسُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بِأَيْدِيهِمْ
elleriyle
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَيْدِيİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَقَالَ
yine derlerdi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوٓا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنْ
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنْEdatolumsuzluk
هَٰذَآ
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَآİsimism-i işaret، eril tekil
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
سِحْرٌ
bir büyüdür
İsim
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
سِحْرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مُّبِينٌ
apaçık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Sana Kitap'ı kağıtta yazılı olarak indirmiş olsak da, elleriyle ona dokunsalar, inkar edenler yine de, "Bu apaçık bir büyüdür" derlerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer sana kağıtta yazılı bir kitap indirmiş olsak da onu elleriyle tutsalardı, yine de o kâfirler: "Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir" derlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sana kâğıda (yazılmış) bir kitap indirseydik de onlar ona elleriyle dokunmuş olsalardı, kâfir olanlar “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir!” derlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If We had sent unto thee a written (message) on parchment, so that they could touch it with their hands, the Unbelievers would have been sure to say: "This is nothing but obvious magic!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Even if We had sent down to you [Prophet] a book inscribed on parchment, and they had touched it with their own hands, the disbelievers would still say, ‘This is nothing but blatant sorcery.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Had we sent down unto thee (Muhammad) (actual) writing upon parchment, so that they could feel it with their hands, those who disbelieve would have said: This is naught else than mere magic.

M. Pickthallpublic-domain

And even if We had sent down to you, [O Muḥammad], a written scripture on a page and they touched it with their hands, the disbelievers would say, "This is not but obvious magic."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو نزَّلنا عليك -أيها الرسول- كتابًا من السماء في أوراق فلمسه هؤلاء المشركون بأيديهم لقالوا: إنَّ ما جئت به -أيها الرسول- سحر واضح بيِّن.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?