← Kök sözlüğü
لمس

dokunduk

5 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

5
Geçiş
2
Lemma
4
Biçim
5
Sure

Klasik sözlük

لمس

اللمس: إدراك بظاهر البشرة، كالمس، ويعبر به عن الطلب، كقول الشاعر: 413- وألمسه فلا أجده وقال تعالى: وأنا لمسنا السماء فوجدناها ملئت حرسا شديدا وشهبا [الجن/ 8]، ويكنى به وبالملامسة عن الجماع، وقرئ: لامستم [المائدة/ 6] ، ولمستم النساء حملا على المس، وعلى الجماع، «ونهى عليه الصلاة والسلام عن بيع الملامسة» وهو أن يقول: إذا لمست ثوبي، أو لمست ثوبك فقد وجب البيع بيننا، واللماسة: الحاجة المقاربة.

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

el-Lems (dokunma): Derinin dış yüzeyiyle bir şeyi idrak etmektir; el-Mess (temas etmek) gibi. Bu kelimeyle istemek/aramak da ifade edilir; şairin şu sözü gibi: 413- Onu arıyorum (ellerim) fakat bulamıyorum %~% Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Biz göğe dokunduk (ona yöneldik) ve onu güçlü bekçilerle ve alevlerle doldurulmuş bulduk." [72:8] Bu kelimeyle ve el-mülâmese (karşılıklı dokunma) ile cinsel birleşme kinaye yoluyla anlatılır. "lâmestum" (birbirinize dokundunuz) [5:6] ve "lemestum en-nisâ" (kadınlara dokundunuz) diye okunmuştur; bu (kıraat) hem el-mess (dokunma) anlamına, hem de cinsel birleşme anlamına hamledilerek yapılmıştır. "Salât ve selâm O'nun üzerine olsun (Peygamber), mülâmese satışını yasaklamıştır." Bu (mülâmese satışı) şudur: Kişinin "Ben senin elbisene dokunduğumda, ya da sen benim elbiseme dokunduğunda aramızda alışveriş kesinleşmiş olur" demesidir. el-Limâse: Yakın (karşılanabilir/basit) ihtiyaç.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 2

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

لَمَسُFiilonu tutsalardı4
الْتَمِسُFiilve arayın1

Türevler · 4

لَٰمَسْتُمُ
dokunmuşsanız
2
فَلَمَسُوهُ
onu tutsalardı
1
فَٱلْتَمِسُوا۟
ve arayın
1
لَمَسْنَا
dokunduk
1

Geçişler