← Sure 6

6:73

وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۖ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ ۚ قَوْلُهُ ٱلْحَقُّ ۚ وَلَهُ ٱلْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ ۚ عَـٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ ۚ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

Kelime kelime

وَهُوَ
O'dur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِى
o ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
خَلَقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
gökleri
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلْأَرْضَ
ve yeri
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
بِٱلْحَقِّ
hak (ve hikmet) ile
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَيَوْمَ
ve gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
يَقُولُ
dediği
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُن
Ol!
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilemir، 2. tekil eril
فَيَكُونُ
oluverir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
قَوْلُهُ
sözü
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْلُİsimmasdar (isim-fiil)، eril، merfû (nominatif)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْحَقُّ
haktır
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقُّİsimeril، merfû (nominatif)
وَلَهُ
O'nundur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْمُلْكُ
mülk
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُلْكُİsimeril، merfû (nominatif)
يَوْمَ
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
يُنفَخُ
üfleneceği
Fiil
Kök: نفخ
Dilbilgisi (i'rab)
يُنفَخُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
فِى
Sur'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلصُّورِ
sûr
İsim
Kök: صور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صُّورِİsimeril، mecrûr (genitif)
عَٰلِمُ
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰلِمُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
ٱلْغَيْبِ
gizliyi
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَيْبِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلشَّهَٰدَةِ
ve açığı
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّهَٰدَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَهُوَ
O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْحَكِيمُ
hükümdardır
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَكِيمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْخَبِيرُ
herşeyi haber alandır
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَبِيرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Gökleri ve yeri gerçekle yaratan O'dur ki "Ol" dediği gün (an) hemen olur; sözü gerçektir. Sura üfleneceği gün hükümranlık O'nundur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O Hakim'dir, haberdardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü haktır. "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açığı bilendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O, gökleri ve yeri bir amaç ile yaratandır. ‘Ol!’ dediği gün (her şey) hemen olmaya başlar. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üfleneceği gün de otorite yalnızca O’na aittir. Gaybı (bilinemeyeni, görünmeyeni) de görüneni de bilendir. O, doğru hüküm verendir, haberdardır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is He who created the heavens and the earth in true (proportions): the day He saith, "Be," behold! it is. His word is the truth. His will be the dominion the day the trumpet will be blown. He knoweth the unseen as well as that which is open. For He is the Wise, well acquainted (with all things).

A. Yusuf Alipublic-domain

It is He who created the heavens and the earth for a true purpose. On the Day when He says, ‘Be,’ it will be: His word is the truth. All control on the Day the Trumpet is blown belongs to Him. He knows the seen and the unseen: He is the All Wise, the All Aware.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He it is Who created the heavens and the earth in truth. In the day when He saith: Be! it is. His Word is the Truth, and His will be the Sovereignty on the day when the trumpet is blown. Knower of the Invisible and the Visible, He is the Wise, the Aware.

M. Pickthallpublic-domain

And it is He who created the heavens and earth in truth. And the day [i.e., whenever] He says, "Be," and it is, His word is the truth. And His is the dominion [on] the Day the Horn is blown. [He is] Knower of the unseen and the witnessed; and He is the Wise, the Aware.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والله سبحانه هو الذي خلق السموات والأرض بالحق، واذكر -أيها الرسول- يوم القيامة إذ يقول الله: "كن"، فيكون عن أمره كلمح البصر أو هو أقرب، قوله هو الحق الكامل، وله الملك سبحانه وحده، يوم ينفخ المَلَك في "القرن" النفخة الثانية التي تكون بها عودة الأرواح إلى الأجسام. وهو سبحانه الذي يعلم ما غاب عن حواسكم -أيها الناس - وما تشاهدونه، وهو الحكيم الذي يضع الأمور في مواضعها، الخبير بأمور خلقه. والله تعالى هو الذي يختص بهذه الأمور وغيرها بدءًا ونهاية، نشأة ومصيرًا، وهو وحده الذي يجب على العباد الانقياد لشرعه، والتسليم لحكمه، والتطلع لرضوانه ومغفرته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?