← Sure 7

7:30

فَرِيقًا هَدَىٰ وَفَرِيقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلضَّلَـٰلَةُ ۗ إِنَّهُمُ ٱتَّخَذُوا۟ ٱلشَّيَـٰطِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ

Kelime kelime

فَرِيقًا
bir topluluğu
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
فَرِيقًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
هَدَىٰ
doğru yola iletti
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هَدَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَفَرِيقًا
ve bir topluluğa da
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
فَرِيقًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَقَّ
hak oldu
Fiil
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمُ
üzerlerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلضَّلَٰلَةُ
sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ضَّلَٰلَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
إِنَّهُمُ
çünkü onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱتَّخَذُوا۟
tuttular
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّخَذُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلشَّيَٰطِينَ
şeytanları
İsim
Kök: شطن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّيَٰطِينَİsimözel isim، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
أَوْلِيَآءَ
dostlar
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلِيَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
مِن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَيَحْسَبُونَ
ve sanıyorlar
Fiil
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
يَحْسَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّهُم
kendilerinin de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُّهْتَدُونَ
doğru yolda olduklarını
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
مُّهْتَدُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Allah insanlardan bir takımını doğru yola eriştirdi, fakat bir takımı da sapıklığı haketti, çünkü bunlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmiş ve kendilerini doğru yolda sanmışlardı.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bir kısmı(nızı) doğru yola ulaştırmış olarak, bir kısmı(nız) hakkında da sapkınlık gerçekleşmiş olarak (O’na döneceksiniz). Şüphesiz ki onlar, kendilerinin doğru yolda olduğunu sanarak Allah’ın peşi sıra şeytanları kendilerine dostlar edinmişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Some He hath guided: Others have (by their choice) deserved the loss of their way; in that they took the evil ones, in preference to Allah, for their friends and protectors, and think that they receive guidance.

A. Yusuf Alipublic-domain

Some He has guided and some are doomed to stray: they have taken evil ones rather than God as their masters, thinking that they are rightly guided.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

A party hath He led aright, while error hath just hold over (another) party, for lo! they choose the devils for protecting supporters instead of Allah and deem that they are rightly guided.

M. Pickthallpublic-domain

A group [of you] He guided, and a group deserved [to be in] error. Indeed, they [i.e., the latter] had taken the devils as allies instead of Allāh while they thought that they were guided.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

جعل الله عباده فريقين: فريقًا وفَّقهم للهداية إلى الصراط المستقيم، وفريقًا وجبت عليهم الضلالة عن الطريق المستقيم، إنهم اتخذوا الشياطين أولياء من دون الله، فأطاعوهم جهلا منهم وظنًا بأنهم قد سلكوا سبيل الهداية.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?