← Kök sözlüğü
دون

başka

144 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

144
Geçiş
1
Lemma
16
Biçim
46
Sure

Klasik sözlük

دون

يقال للقاصر عن الشيء: دون، قال بعضهم: هو مقلوب من الدنو، والأدون: الدنيء وقوله تعالى: لا تتخذوا بطانة من دونكم [آل عمران/ 118]، أي: ممن لم يبلغ منزلته منزلتكم في الديانة، وقيل: في القرابة. وقوله: ويغفر ما دون ذلك [النساء/ 48]، أي: ما كان أقل من ذلك، وقيل: ما سوى ذلك، والمعنيان يتلازمان. وقوله تعالى: أأنت قلت للناس: اتخذوني وأمي إلهين من دون الله [المائدة/ 116]، أي: غير الله، وقيل: معناه إلهين متوصلا بهما إلى الله. وقوله ليس لهم من دونه ولي ولا شفيع [الأنعام/ 51]، وما لكم من دون الله من ولي ولا نصير أي: ليس لهم من يواليهم من دون أمر الله. وقوله: قل أندعوا من دون الله ما لا ينفعنا ولا يضرنا [الأنعام/ 71]، مثله. وقد يغرى بلفظ دون، فيقال: دونك كذا، أي: تناوله، قال القتيبي: يقال: دان يدون دونا: ضعف . تم كتاب الدال

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

Bir şeyden geri kalan, ona ulaşamayan için "dûn" denir. Bazıları şöyle demiştir: Bu kelime "dünüvv"den (yakınlık) kalbedilmiştir (harfleri yer değiştirmiştir). "el-Edven" ise bayağı/aşağı olandır. Yüce Allah'ın "Kendinizden başkasını (min dûniküm) sırdaş edinmeyin" [3:118] sözü, yani dinî bakımdan sizin mertebenize ulaşmamış olanları demektir; "akrabalık bakımından" olduğu da söylenmiştir. "Bunun dışında olanı (mâ dûne zâlik) bağışlar" [4:48] sözü, yani bundan daha az olanı demektir; "bunun dışındaki" anlamına geldiği de söylenmiştir; iki anlam birbirini gerektirir. Yüce Allah'ın "Sen mi insanlara: Allah'ı bırakıp (min dûnillâh) beni ve annemi iki ilah edinin, dedin?" [5:116] sözü, yani Allah'tan başka demektir; anlamının "kendileriyle Allah'a ulaşılan (vesile edinilen) iki ilah" olduğu da söylenmiştir. "Onlar için O'ndan başka (min dûnihî) ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır" [6:51] ve "Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır" sözleri, yani: Allah'ın emri dışında kendilerini dost edinecek kimseleri yoktur. "De ki: Allah'ı bırakıp da bize fayda vermeyen ve zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım?" [6:71] sözü de bunun gibidir. Bazen "dûn" lafzıyla teşvik (iğrâ) yapılır; "dûneke kezâ" denir, yani "onu al". Kuteybî der ki: "Dâne yedûnu devnen" denir: zayıfladı. Dâl kitabı tamamlandı.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 1

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

دُونİsimve olmayan144

Türevler · 16

دُونِ
dışında
83
دُونِهِۦ
başka
22
دُونِهِۦٓ
başka
14
دُونَ
bırakıp
8
دُونِكَ
başka
2
دُونِهِمْ
başka
2
دُونِى
başka
2
دُونِهِمَا
ikisinden başka
2
دُونِهِ
başka
2
وَدُونَ
ve olmayan
1
دُونِكُمْ
başka
1
دُونِهِمُ
başka
1
دُونِهِم
başka
1
دُونِىٓ
başka
1
دُونِهَا
başka
1
دُونِنَا
bize
1

Geçişler