← Sure 76

76:13

مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ ۖ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

Kelime kelime

مُّتَّكِـِٔينَ
yaslanırlar
İsim
Kök: وكأ
Dilbilgisi (i'rab)
مُّتَّكِـِٔينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عَلَى
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرَآئِكِ
divanlar
İsim
Kök: أرك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرَآئِكِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لَا
görmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَرَوْنَ
gördükleri
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
شَمْسًا
(yakıcı) güneş
İsim
Kök: شمس
Dilbilgisi (i'rab)
شَمْسًاİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ve ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
زَمْهَرِيرًا
dondurucu soğuk
İsim
Kök: زمهر
Dilbilgisi (i'rab)
زَمْهَرِيرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Orada koltuklara kurulmuş olacaklar. Orada yakıcı sıcak da dondurucu soğuk da görmeyeceklerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Reclining in the (Garden) on raised thrones, they will see there neither the sun's (excessive heat) nor (the moon's) excessive cold.

A. Yusuf Alipublic-domain

They will sit on couches, feeling neither scorching heat nor biting cold,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Reclining therein upon couches, they will find there neither (heat of) a sun nor bitter cold.

M. Pickthallpublic-domain

[They will be] reclining therein on adorned couches. They will not see therein any [burning] sun or [freezing] cold.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فوقاهم الله من شدائد ذلك اليوم، وأعطاهم حسنًا ونورًا في وجوههم، وبهجة وفرحًا في قلوبهم، وأثابهم بصبرهم في الدنيا على الطاعة جنة عظيمة يأكلون منها ما شاؤوا، ويَلْبَسون فيها الحرير الناعم، متكئين فيها على الأسرَّة المزينة بفاخر الثياب والستور، لا يرون فيها حر شمس ولا شدة برد، وقريبة منهم أشجار الجنة مظللة عليهم، وسُهِّل لهم أَخْذُ ثمارها تسهيلا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?