← Sure 76

76:9

إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا

Kelime kelime

إِنَّمَا
biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
نُطْعِمُكُمْ
size yediriyoruz
Fiil
Kök: طعم
Dilbilgisi (i'rab)
نُطْعِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِوَجْهِ
rızası için
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
وَجْهِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
لَا
beklemiyoruz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
نُرِيدُ
bizim istediğimiz
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
نُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مِنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
جَزَآءً
bir karşılık
İsim
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
جَزَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
شُكُورًا
teşekkür
İsim
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
شُكُورًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Şöyle derler:) “Biz sizi yalnızca Allah rızası için doyuruyoruz; sizden herhangi bir karşılık da teşekkür de istemiyoruz. (Çünkü) biz, zor ve belalı bir günde Rabbimizden (O’nun azabından) korkuyoruz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(Saying),"We feed you for the sake of Allah alone: no reward do we desire from you, nor thanks.

A. Yusuf Alipublic-domain

saying, ‘We feed you for the sake of God alone: We seek neither recompense nor thanks from you.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(Saying): We feed you, for the sake of Allah only. We wish for no reward nor thanks from you;

M. Pickthallpublic-domain

[Saying], "We feed you only for the face [i.e., approval] of Allāh. We wish not from you reward or gratitude.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

هذا الشراب الذي مزج من الكافور هو عين يشرب منها عباد الله، يتصرفون فيها، ويُجْرونها حيث شاؤوا إجراءً سهلا. هؤلاء كانوا في الدنيا يوفون بما أوجبوا على أنفسهم من طاعة الله، ويخافون عقاب الله في يوم القيامة الذي يكون ضرره خطيرًا، وشره فاشيًا منتشرًا على الناس، إلا مَن رحم الله، ويُطْعِمون الطعام مع حبهم له وحاجتهم إليه، فقيرًا عاجزًا عن الكسب لا يملك من حطام الدنيا شيئًا، وطفلا مات أبوه ولا مال له، وأسيرًا أُسر في الحرب من المشركين وغيرهم، ويقولون في أنفسهم: إنما نحسن إليكم ابتغاء مرضاة الله، وطلب ثوابه، لا نبتغي عوضًا ولا نقصد حمدًا ولا ثناءً منكم. إنا نخاف من ربنا يومًا شديدًا تَعْبِس فيه الوجوه، وتتقطَّبُ الجباه مِن فظاعة أمره وشدة هوله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?