← Root dictionary
شكل

its type

2 occurrences

Representative gloss derived from QAC word translations

2
Occur.
2
Lemmas
2
Forms
2
Surahs

Classical lexicon

شكل

المشاكلة في الهيئة والصورة، والند في الجنسية، والشبه في الكيفية، قال تعالى: وآخر من شكله أزواج [ص/ 58]، أي: مثله في الهيئة وتعاطي الفعل، والشكل قيل: هو الدل، وهو في الحقيقة الأنس الذي بين المتماثلين في الطريقة، ومن هذا قيل: الناس أشكال وألاف ، وأصل المشاكلة من الشكل. أي: تقييد الدابة، يقال شكلت الدابة. والشكال: ما يقيد به، ومنه استعير: شكلت الكتاب، كقوله: قيدته، ودابة بها شكال: إذا كان تحجيلها بإحدى رجليها وإحدى يديها كهيئة الشكال، وقوله: قل كل يعمل على شاكلته [الإسراء/ 84]، أي: على سجيته التي قيدته، وذلك أن سلطان السجية على الإنسان قاهر الكلام ليحيى بن يعمر، وقد قاله لرجل طالبته امرأته بمهرها. حسبما بينت في الذريعة إلى مكارم الشريعة ، وهذا كما قال (صلى الله عليه وسلم آله): «كل ميسر لما خلق له» . والأشكلة: الحاجة التي تقيد الإنسان، والإشكال في الأمر استعارة، كالاشتباه من الشبه.

Exdore translation — not part of the source

el-Müşâkele: görünüş (heyet) ve suretteki benzeşme; cinste denklik (nidd); nitelikte (keyfiyet) benzerliktir (şibh). Allah şöyle buyurdu: "...ve onun şeklinden (şekl) başka çiftler" [38:58], yani: görünüşte ve fiili işlemede onun benzeri. eş-Şekl için denildi ki: o, ed-dell (işve, naz) demektir; hakikatte ise, tarz/yol bakımından birbirine benzeyenler arasındaki ünsiyettir (kaynaşma). Bundan dolayı denildi ki: "İnsanlar benzerler (eşkâl) ve dostlardır (elâf)." Müşâkelenin aslı "şekl" kelimesindendir. Yani: hayvanın bağlanması (kösteklenmesi); "şekeltü'd-dâbbe (hayvanı köstekledim)" denir. eş-Şikâl: kendisiyle bağlanılan şey (köstek). Bundan istiare edilerek "şekeltü'l-kitâb (kitabı harekeledim)" denir; tıpkı "kayyedtühü (onu bağladım, kayıt altına aldım)" demek gibi. "Kendisinde şikâl bulunan hayvan": sekisi (tahcîli) bir ayağı ile bir elinde, köstek görünümünde olduğu zaman (böyle denir). Allah'ın "De ki: Herkes kendi şâkilesine göre amel eder" [17:84] sözü, yani: kendisini bağlayan (kayıt altına alan) yaratılışına (seciye) göre. Çünkü seciyenin insan üzerindeki hâkimiyeti baskındır (kâhir). Bu söz Yahyâ b. Ya'mer'e aittir; onu, karısı mehrini isteyen bir adama söylemiştir; "ez-Zerî'a ilâ mekârimi'ş-şerî'a" adlı eserimde açıkladığım üzere. Bu, Hz. Peygamber'in (Allah'ın salât ve selâmı ona ve âline olsun) "Herkes ne için yaratıldıysa ona (o iş) kolaylaştırılmıştır" sözü gibidir. el-Eşkele: insanı bağlayan (kısıtlayan) ihtiyaç. Bir işteki "işkâl" (müşkillik) ise istiaredir; tıpkı "iştibâh"ın "şibh"ten (benzerlik) türemesi gibi.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Al-Rāghib al-Iṣfahānī (d. 502/1108), Mufradāt Alfāẓ al-Qurʾān. The work is public domain; the text is taken from the OpenITI corpus, based on the edition of Ṣafwān ʿAdnān al-Dāwūdī. This is lexical/root study, not tafsīr.

Word family · 2

Dictionary forms (lemmas) derived from this root, by frequency

شاكِلَتNounhis manner1
شَكْلNounits type1

Derived forms · 2

شَكْلِهِۦٓ
its type
1
شَاكِلَتِهِۦ
his manner
1

Occurrences