Çağımızın en sessiz ama en derin sorusu belki de budur: "Bütün bunların bir anlamı var mı?" Sabah uyanıp akşam yorgun düşmek, kazanmak, kaybetmek, sevmek, vedalaşmak... Eğer sonunda her şey hiçliğe akıyorsa, çabalamak neden? Bu soru bir zayıflık değil; tam tersine dürüst bir kalbin sorusudur. Kuran bu soruyu küçümsemez; onu ciddiye alır ve sıcak bir cevapla karşılar. Gel, birlikte bakalım.
Kuran ne diyor?
Kuran, insanın varlığını rastlantıya ve boşluğa bağlamaz. Önce şu iki soruyla bizi düşünmeye çağırır:
İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor! (75:36)
Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve şüphesiz ki huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? (23:115)
Ardından, varoluşun yönünü gösteren bir cümle gelir:
Ben cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım. (51:56)
Ve kalbin asıl aradığı huzurun nerede bulunacağına dair:
...Dikkat edin! Kalpler ancak Allah'ı hatırlamakla huzur bulur. (13:28)
Ne öğreniyoruz?
(Yorum) Bu ayetlerin metin düzeyindeki ortak vurgusu nettir: insan ne "başıboş" (südâ) ne de "boşuna/abes" (abesen) yaratılmıştır. 75:36 ve 23:115, hayatın anlamsız bir tesadüf olduğu fikrine doğrudan bir soruyla karşılık verir. 51:56 ise olumlu yönü verir: amaç, Yaratıcı ile kurulan kulluk ilişkisindedir. (Yorum) Buradan çıkan anlam şudur: Kuran'a göre anlam, dışarıdan icat edilen ya da kişinin tek başına üretmek zorunda olduğu bir yük değil; insanın varlığının zaten içine yerleştirilmiş bir yöneliştir. 13:28 ise bu yönelişin pratik meyvesini söyler: huzur (itminân), Allah'ı anmakla gelir.
Farklı okumalar
(Yorum) 51:56'daki "kulluk" (ibâdet) kelimesinin kapsamı üzerine birden çok okuma vardır. Bir okuma onu dar anlamda ritüel ibadet (namaz, oruç vb.) olarak alır. Daha geniş bir okuma ise "ibâdet"i, hayatın tümünü Allah'a yönelterek yaşamak, O'nun rızası doğrultusunda ahlaki bir bilinçle var olmak diye anlar. Bu iki okuma birbirini dışlamaz; ikisi de metinle uyumludur. Hangi vurguyu öne çıkaracağı kişinin kendi tefekkürüne kalmıştır.
Dürüst sınır
Metin düzeyinde kesin olan: Kuran insanın "başıboş" ve "boşuna" yaratılmadığını söyler (75:36; 23:115) ve amacı kullukla ilişkilendirir (51:56). Yorum düzeyinde tartışmaya açık olan: "kulluğun" tam kapsamı, modern "nihilizm" tartışmasıyla birebir nasıl konuşturulacağı ve bu ayetlerden çıkarılacak hayata dair sonuçların ayrıntısı. Bunlar tefekkür ve görüş alanıdır; ayetin kesin metni gibi sunulmamalıdır.
Sonuç: Eğer içinde "hepsi boşuna mı?" sorusu varsa, bil ki bu soru bir kusur değil; belki de bir çağrıdır. Kuran sana hayatının başıboş olmadığını, bir yöne ve bir Sahibe açık olduğunu hatırlatıyor. Anlamı dışarıda tek başına inşa etmek zorunda değilsin; o, seni var edenle kuracağın bağda zaten seni bekliyor. Kalbin huzuru arıyorsa, kapı açıktır.
Kaynak: Kur'an ayetleri (M. Okuyan meali). Metin/yorum ayrimiyla sunulur; fikhi fetva degildir.