← Sure 10

10:26

۞ لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ ٱلْحُسْنَىٰ وَزِيَادَةٌ ۖ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلْجَنَّةِ ۖ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ

Kelime kelime

لِّلَّذِينَ
kimselere vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أَحْسَنُوا۟
iyilik eden(lere)
Fiil
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْحُسْنَىٰ
daha iyisi
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حُسْنَىٰİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
وَزِيَادَةٌ
ve fazlası
İsim
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
زِيَادَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَلَا
bürümez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَرْهَقُ
onları bürümüş
Fiil
Kök: رهق
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْهَقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وُجُوهَهُمْ
onların yüzlerini
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وُجُوهَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَتَرٌ
karalık
İsim
Kök: قتر
Dilbilgisi (i'rab)
قَتَرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَلَا
ve aşağılık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
ذِلَّةٌ
alçaklık
İsim
Kök: ذلل
Dilbilgisi (i'rab)
ذِلَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte bunlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
أَصْحَٰبُ
ehlidirler
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
خَٰلِدُونَ
sürekli kalıcıdırlar
İsim
Kök: خلد
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰلِدُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

İyi davrananlara; daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine herhangi bir toz (leke) ve aşağılanma bulaşmaz. İşte onlar cennet halkıdır; orada ebedî kalacaklardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To those who do right is a goodly (reward)- Yea, more (than in measure)! No darkness nor shame shall cover their faces! they are companions of the garden; they will abide therein (for aye)!

A. Yusuf Alipublic-domain

Those who did well will have the best reward and more besides. Neither darkness nor shame will cover their faces: these are the companions in Paradise, and there they will remain.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

For those who do good is the best (reward) and more (thereto). Neither dust nor ignominy cometh near their faces. Such are rightful owners of the Garden; they will abide therein.

M. Pickthallpublic-domain

For them who have done good is the best [reward] - and extra. No darkness will cover their faces, nor humiliation. Those are companions of Paradise; they will abide therein eternally.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

للمؤمنين الذين أحسنوا عبادة الله فأطاعوه فيما أمر ونهى، الجنةُ، وزيادة عليها، وهي النظر إلى وجه الله تعالى في الجنة، والمغفرةُ والرضوان، ولا يغشى وجوههم غبار ولا ذلة، كما يلحق أهل النار. هؤلاء المتصفون بهذه الصفات هم أصحاب الجنة ماكثون فيها أبدًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular