← Sure 11

11:12

فَلَعَلَّكَ تَارِكٌۢ بَعْضَ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَضَآئِقٌۢ بِهِۦ صَدْرُكَ أَن يَقُولُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ كَنزٌ أَوْ جَآءَ مَعَهُۥ مَلَكٌ ۚ إِنَّمَآ أَنتَ نَذِيرٌ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ

Kelime kelime

فَلَعَلَّكَ
belki de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
تَارِكٌۢ
bırakacaksın
İsim
Kök: ترك
Dilbilgisi (i'rab)
تَارِكٌۢİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بَعْضَ
bir kısmını
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَا
vahyedilenin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يُوحَىٰٓ
vahyedilen
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
يُوحَىٰٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَضَآئِقٌۢ
ve daralacak
İsim
Kök: ضيق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ضَآئِقٌۢİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
صَدْرُكَ
göğsün
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
صَدْرُİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَن
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَقُولُوا۟
demelerinden
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوْلَآ
değil miydi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْلَآEdattahdîd (teşvik)
أُنزِلَ
indirilmeli
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَنزٌ
bir hazine
İsim
Kök: كنز
Dilbilgisi (i'rab)
كَنزٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
جَآءَ
gelmeli
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَعَهُۥ
beraberinde
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَلَكٌ
bir melek
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مَلَكٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
إِنَّمَآ
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَآEdatkâffe (mâ)
أَنتَ
sen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
نَذِيرٌ
bir uyarıcısın
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
نَذِيرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَٱللَّهُ
Allah ise
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَكِيلٌ
vekildir
İsim
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
وَكِيلٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Putperestlerin: "Ona bir hazine indirilmeli veya yanında bir melek gelmeli değil miydi?" demelerinden senin kalbin daralır ve belki de sana vahyolunanın bir kısmını terkedecek olursun. Sen ancak bir uyarıcısın, Allah her şeye vekildir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Ey Resulüm!) Şimdi belki sen, "Ona bir hazine indirilse, ya da beraberinde bir melek gezip dolaşsa ya!" diyorlar diye sana vahyolunan vahyin bir kısmını terkedecek olursun ve bundan dolayı da göğsün daralır. Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Müşriklerin) “Ona (gökten) bir hazine indirilseydi veya onunla birlikte bir melek gelseydi ya!” demeleri yüzünden sen neredeyse sana vahyolunan ayetlerin bir kısmını terk edeceksin ve (bu yüzden) ruhun daralacak. Sen sadece bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir (güven kaynağıdır).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Perchance thou mayest (feel the inclination) to give up a part of what is revealed unto thee, and thy heart feeleth straitened lest they say, "Why is not a treasure sent down unto him, or why does not an angel come down with him?" But thou art there only to warn! It is Allah that arrangeth all affairs!

A. Yusuf Alipublic-domain

So [Prophet] are you going to abandon some part of what is revealed to you, and let your heart be oppressed by it, because they say, ‘Why is no treasure sent down to him? Why has no angel come with him?’? You are only there to warn; it is God who is in charge of everything.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

A likely thing, that thou wouldst forsake aught of that which hath been revealed unto thee, and that thy breast should be straitened for it, because they say: Why hath not a treasure been sent down for him, or an angel come with him? Thou art but a warner, and Allah is in charge of all things.

M. Pickthallpublic-domain

Then would you possibly leave [out] some of what is revealed to you, or is your breast constrained by it because they say, "Why has there not been sent down to him a treasure or come with him an angel?" But you are only a warner. And Allāh is Disposer of all things.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فلعلك -أيها الرسول لعظم ما تراه منهم من الكفر والتكذيب- تارك بعض ما يوحى إليك مما أنزله الله عليك وأمرك بتبليغه، وضائق به صدرك؛ خشية أن يطلبوا منك بعض المطالب على وجه التعنت، كأن يقولوا: لولا أُنزل عليه مال كثير، أو جاء معه ملك يصدقه في رسالته، فبلغهم ما أوحيته إليك؛ فإنه ليس عليك إلا الإنذار بما أُوحي إليك. والله على كل شيء حفيظ يدَبِّر جميع شؤون خلقه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?