← Sure 11

11:13

أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۖ قُلْ فَأْتُوا۟ بِعَشْرِ سُوَرٍ مِّثْلِهِۦ مُفْتَرَيَـٰتٍ وَٱدْعُوا۟ مَنِ ٱسْتَطَعْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

Kelime kelime

أَمْ
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdatatıf bağlacı
يَقُولُونَ
diyorlar mı?
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱفْتَرَىٰهُ
onu kendisi uydurdu
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱفْتَرَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
فَأْتُوا۟
getirin
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أْتُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِعَشْرِ
on (tane)
İsim
Kök: عشر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عَشْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
سُوَرٍ
sure
İsim
Kök: سور
Dilbilgisi (i'rab)
سُوَرٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّثْلِهِۦ
onun benzeri
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِّثْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مُفْتَرَيَٰتٍ
uydurulmuş
İsim
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
مُفْتَرَيَٰتٍİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَٱدْعُوا۟
ve çağırın
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱدْعُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَنِ
gücünüzyeteni
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنِİsimism-i mevsûl
ٱسْتَطَعْتُم
bulamazlar
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَطَعْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
صَٰدِقِينَ
doğru sözlü
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰدِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Senin için: "Onu uydurdu" diyorlar, öyle mi? De ki: "Öyleyse onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin, iddianızda samimi iseniz, Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yoksa "onu kendi uydurdu" mu diyorlar? O halde sen de onlara de ki: "Haydi siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin. Allah'dan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın. Eğer doğru söylüyorsanız" (bunu yaparsınız).

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Doğruysanız Allah’tan başka, gücünüzün yettiklerini çağırın da onun benzeri uydurulmuş on sure getirin!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Or they may say, "He forged it," Say, "Bring ye then ten suras forged, like unto it, and call (to your aid) whomsoever ye can, other than Allah!- If ye speak the truth!

A. Yusuf Alipublic-domain

If they say, ‘He has invented it himself,’ say, ‘Then produce ten invented suras like it, and call in whoever you can beside God, if you are truthful.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Or they say: He hath invented it. Say: Then bring ten surahs, the like thereof, invented, and call on everyone ye can beside Allah, if ye are truthful!

M. Pickthallpublic-domain

Or do they say, "He invented it"? Say, "Then bring ten sūrahs like it that have been invented and call upon [for assistance] whomever you can besides Allāh, if you should be truthful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

بل أيقول هؤلاء المشركون من أهل "مكة": إن محمدًا قد افترى هذا القرآن؟ قل لهم: إن كان الأمر كما تزعمون فأتوا بعشر سور مثله مفتريات، وادعوا من استطعتم من جميع خلق الله ليساعدوكم على الإتيان بهذه السور العشر، إن كنتم صادقين في دعواكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?