← Sure 13

13:18

لِلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمُ ٱلْحُسْنَىٰ ۚ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُۥ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦٓ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْحِسَابِ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

Kelime kelime

لِلَّذِينَ
için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱسْتَجَابُوا۟
buyruğuna uyanlar
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَجَابُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِرَبِّهِمُ
Rablerinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْحُسْنَىٰ
en güzel (karşılık)
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حُسْنَىٰİsimdişil tekil، merfû (nominatif)، sıfat
وَٱلَّذِينَ
ve kimseler ise
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَمْ
uymayan(lar)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
يَسْتَجِيبُوا۟
çağrısına cevap vermezler
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَجِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُۥ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
لَوْ
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatşart
أَنَّ
kendilerinin olsa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
لَهُم
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مَّا
bulunaların
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
جَمِيعًا
hepsi
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمِثْلَهُۥ
ve bir misli daha
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِثْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَعَهُۥ
yanında
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَٱفْتَدَوْا۟
fidye verirlerdi
Fiil
Kök: فدي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ٱفْتَدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهِۦٓ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦٓİsimzamir، 3. tekil eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَهُمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
سُوٓءُ
çok kötüdür
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْحِسَابِ
hesabı
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حِسَابِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
وَمَأْوَىٰهُمْ
ve varacakları yer
İsim
Kök: أوي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَأْوَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
جَهَنَّمُ
cehennemdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
جَهَنَّمُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَبِئْسَ
ve ne kötü
Fiil
Kök: بأس
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بِئْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْمِهَادُ
bir yataktır
İsim
Kök: مهد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مِهَادُİsimeril، merfû (nominatif)

Meal

TR

Rablerinin çağrısına gelenlere en güzel karşılık vardır. O'nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve daha bir katı onların olsa, kurtulmak için fidye verirlerdi. İşte hesapları kötü olanlar bunlardır. Varacakları yer cehennemdir; ne kötü konaktır!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rablerinin emirlerine uyanlar için daha güzeli vardır. O'na itaat etmeyenler ise, yeryüzünde bulunan ne varsa hepsi kendilerinin olsa da onu ve bir o kadarını bütünüyle kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte onlar, hesabın kötüsü kendileri için olanlardır. Varacakları yer de cehennemdir. Orası da ne fena yataktır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rablerinin davetine uyanlar için en güzel (ödül) vardır. Ona uymayanlara gelince, yeryüzünde ne varsa hepsi ve onunla birlikte bir benzeri daha onların olsaydı, (azaptan kurtulmak için) elbette onu fidye verirlerdi (feda ederlerdi). İşte hesabın en kötüsü onlaradır. Onların barınağı cehennemdir. (Orası) ne kötü bir yataktır!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

For those who respond to their Lord, are (all) good things. But those who respond not to Him,- Even if they had all that is in the heavens and on earth, and as much more, (in vain) would they offer it for ransom. For them will the reckoning be terrible: their abode will be Hell,- what a bed of misery!

A. Yusuf Alipublic-domain

There will be the best of rewards for those who respond to their Lord; those who do not respond would willingly give away the earth’s contents twice over, if they had it, in order to ransom themselves, so terrible will be their reckoning. Hell will be their home, and their bed wretched.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

For those who answered Allah's call is bliss; and for those who answered not His call, if they had all that is in the earth, and therewith the like thereof, they would proffer it as ransom. Such will have a woeful reckoning, and their habitation will be hell, a dire abode.

M. Pickthallpublic-domain

For those who have responded to their Lord is the best [reward], but those who did not respond to Him - if they had all that is in the earth entirely and the like of it with it, they would [attempt to] ransom themselves thereby. Those will have the worst account, and their refuge is Hell, and wretched is the resting place.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

للمؤمنين الذين أطاعوا الله ورسوله الجنة، والذين لم يطيعوا وكفروا به لهم النار، ولو كانوا يملكون كل ما في الأرض وضِعْفه معه لبذلوه فداء لأنفسهم من عذاب الله يوم القيامة، ولن يُتَقبل منهم، أولئك يحاسَبون على كل ما أسلفوه من عمل سيِّئ، ومسكنهم ومقامهم جهنم تكون لهم فراشًا، وبئس الفراش الذي مهدوه لأنفسهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?