← Sure 14

14:12

وَمَا لَنَآ أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى ٱللَّهِ وَقَدْ هَدَىٰنَا سُبُلَنَا ۚ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلَىٰ مَآ ءَاذَيْتُمُونَا ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

Kelime kelime

وَمَا
neden?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimsoru
لَنَآ
biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَآİsimzamir، 1. çoğul
أَلَّا
dayanmayalım
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَEdatmasdar bağlacı
لَّاEdatolumsuzluk
نَتَوَكَّلَ
dayansınlar
Fiil
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
نَتَوَكَّلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
عَلَى
Allah'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَقَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
هَدَىٰنَا
bize göstermişken
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هَدَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
سُبُلَنَا
yollarımızı
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سُبُلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَلَنَصْبِرَنَّ
ve katlanırız
Fiil
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
نَصْبِرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
نَّEdattekit، son ek
عَلَىٰ
bize yaptığınız eziyetlere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مَآ
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاذَيْتُمُونَا
incitenlere
Fiil
Kök: أذي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاذَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمُوİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَعَلَى
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَلْيَتَوَكَّلِ
dayansınlar
Fiil
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يَتَوَكَّلِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْمُتَوَكِّلُونَ
tevekkül edenler
İsim
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَوَكِّلُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

"Bize yollarımızı gösteren Allah'a niçin güvenmeyelim? Bize ettiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Güvenenler ancak Allah'a güvensinler."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Elbette bize yaptığınız eziyetlere katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hem bize yollarımızı göstermiş olduğu hâlde ne diye biz Allah’a güvenmeyelim! Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette direneceğiz. Güvenenler yalnızca Allah’a güvensinler!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"No reason have we why we should not put our trust on Allah. Indeed He Has guided us to the Ways we (follow). We shall certainly bear with patience all the hurt you may cause us. For those who put their trust should put their trust on Allah."

A. Yusuf Alipublic-domain

why should we not put our trust in God when it is He who has guided us to this way we follow? We shall certainly bear steadfastly whatever harm you do to us. Let anyone who trusts, trust in God.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

How should we not put our trust in Allah when He hath shown us our ways? We surely will endure the hurt ye do us. In Allah let the trusting put their trust.

M. Pickthallpublic-domain

And why should we not rely upon Allāh while He has guided us to our [good] ways. And we will surely be patient against whatever harm you should cause us. And upon Allāh let those who would rely [indeed] rely."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكيف لا نعتمد على الله، وهو الذي أرشدنا إلى طريق النجاة من عذابه باتباع أحكام دينه؟ ولنصبرنَّ على إيذائكم لنا بالكلام السيئ وغيره، وعلى الله وحده يجب أن يعتمد المؤمنون في نصرهم، وهزيمة أعدائهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?