← Sure 14

14:13

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا ۖ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Kelime kelime

وَقَالَ
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِرُسُلِهِمْ
elçilerine
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رُسُلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَنُخْرِجَنَّكُم
ya sizi mutlaka çıkarırız
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
نُخْرِجَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
نَّEdattekit، son ek
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْ
yurdumuzdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَرْضِنَآ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
لَتَعُودُنَّ
dönersiniz
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
تَعُودُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
نَّEdattekit، son ek
فِى
bizim dinimize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
مِلَّتِنَا
dinine
İsim
Kök: ملل
Dilbilgisi (i'rab)
مِلَّتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَأَوْحَىٰٓ
şöyle vahyetti
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَوْحَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبُّهُمْ
Rableri
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَنُهْلِكَنَّ
mutlaka helak edeceğiz
Fiil
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
نُهْلِكَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
نَّEdattekit، son ek
ٱلظَّٰلِمِينَ
zalimleri
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İnkar edenler, peygamberlerine: "Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız" dediler. Rableri peygamberlere: "Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir." diye vahyetti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnkâr edenler peygamberlerine dediler ki: "Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" Rableri de onlara: "Zâlimleri mutlaka helak edeceğiz" diye vahyetti.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar elçilerine şöyle demişlerdi: “Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!” Rableri de “Zalimleri mutlaka helak edeceğiz! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz” diye onlara vahyetmişti. İşte bu (durum) makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And the Unbelievers said to their messengers: "Be sure we shall drive you out of our land, or ye shall return to our religion." But their Lord inspired (this Message) to them: "Verily We shall cause the wrong-doers to perish!

A. Yusuf Alipublic-domain

The disbelievers said to their messengers, ‘We shall expel you from our land unless you return to our religion.’ But their Lord inspired the messengers: ‘We shall destroy the evildoers,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who disbelieved said unto their messengers: Verily we will drive you out from our land, unless ye return to our religion. Then their Lord inspired them, (saying): Verily we shall destroy the wrong-doers,

M. Pickthallpublic-domain

And those who disbelieved said to their messengers, "We will surely drive you out of our land, or you must return to our religion." So their Lord inspired to them, "We will surely destroy the wrongdoers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وضاقت صدور الكفار مما قاله الرسل فقالوا لهم: لنطردنكم من بلادنا حتى تعودوا إلى ديننا، فأوحى الله إلى رسله أنه سيهلك الجاحدين الذين كفروا به وبرسله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?