← Sure 16

16:14

وَهُوَ ٱلَّذِى سَخَّرَ ٱلْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا۟ مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا۟ مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Kelime kelime

وَهُوَ
O'dur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِى
hizmetinize veren
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
سَخَّرَ
boyun eğdirdi
Fiil
Kök: سخر
Dilbilgisi (i'rab)
سَخَّرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْبَحْرَ
denizi
İsim
Kök: بحر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَحْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لِتَأْكُلُوا۟
yemeniz için
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَأْكُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَحْمًا
et
İsim
Kök: لحم
Dilbilgisi (i'rab)
لَحْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
طَرِيًّا
taptaze
İsim
Kök: طرو
Dilbilgisi (i'rab)
طَرِيًّاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَتَسْتَخْرِجُوا۟
ve çıkarmanız için
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَسْتَخْرِجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حِلْيَةً
süsler
İsim
Kök: حلي
Dilbilgisi (i'rab)
حِلْيَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
تَلْبَسُونَهَا
kuşanacağınız
Fiil
Kök: لبس
Dilbilgisi (i'rab)
تَلْبَسُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَتَرَى
ve görüyorsun ki
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَرَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلْفُلْكَ
gemiler
İsim
Kök: فلك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُلْكَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَوَاخِرَ
denizi yara yara gitmektedir
İsim
Kök: مخر
Dilbilgisi (i'rab)
مَوَاخِرَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
فِيهِ
onun içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلِتَبْتَغُوا۟
aramanız için
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَبْتَغُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
O'nun lutfunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
فَضْلِهِۦ
lutuf
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَعَلَّكُمْ
ve olur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz
Fiil
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَشْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Taze et yemeniz, takındığınız süsleri edinmeniz ve Allah'ın bol nimetinden faydalanmanız için denize -ki gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün- boyun eğdiren de O'dur. Artık belki şükredersiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yine denizden taze et (balık) yiyesiniz ve ondan takındığınız süs eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren Allah'tır. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için Allah böyle yapmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendisinden taze et (balık) yemeniz ve içinden giyeceğiniz (takacağınız) bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren de O’dur. Orada gemilerin denizi yara yara gittiklerini görürsün. (Bu durum, Allah’ın) nimetlerinden aramanız ve şükretmeniz içindir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is He Who has made the sea subject, that ye may eat thereof flesh that is fresh and tender, and that ye may extract therefrom ornaments to wear; and thou seest the ships therein that plough the waves, that ye may seek (thus) of the bounty of Allah and that ye may be grateful.

A. Yusuf Alipublic-domain

It is He who made the sea of benefit to you: you eat fresh fish from it and bring out jewellery to wear; you see the ships cutting through its waves so that you may go in search of His bounty and give thanks.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And He it is Who hath constrained the sea to be of service that ye eat fresh meat from thence, and bring forth from thence ornaments which ye wear. And thou seest the ships ploughing it that ye (mankind) may seek of His bounty and that haply ye may give thanks.

M. Pickthallpublic-domain

And it is He who subjected the sea for you to eat from it tender meat and to extract from it ornaments which you wear. And you see the ships plowing through it, and [He subjected it] that you may seek of His bounty; and perhaps you will be grateful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهو الذي سخَّر لكم البحر؛ لتأكلوا مما تصطادون من سمكه لحمًا طريًا، وتستخرجوا منه زينة تَلْبَسونها كاللؤلؤ والمرجان، وترى السفن العظيمة تشق وجه الماء تذهب وتجيء، وتركبونها؛ لتطلبوا رزق الله بالتجارة والربح فيها، ولعلكم تشكرون لله تعالى على عظيم إنعامه عليكم، فلا تعبدون غيره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular